user preferences

New Events

Uluslararası

no event posted in the last week

Anarşizm'de iki temel eğilim

category uluslararası | anarşist hareketin | opinion/analysis author Wednesday September 16, 2009 19:11author by Wayne Price - Personal opinionauthor address istanbul Report this post to the editors

Anarşizm'in Alternatif Eğilimleri

Anarşizm'de devlet, kapitalizm ve tüm baskılara karşıtlık üzerinde uzlaşan ancak devrim, demokrasi, politik öneride bulunma ve sınıf mücadelesi üzerinde uzlaşmayan iki temel eğilim mevcut. [English] [Italiano]
300_0___20_0_0_0_0_0_pcbtco2.jpg


Anarşizm'de Temel İki Eğilim

Anarşizm'in Alternatif Eğilimleri

Yazan: Wayne Price


Uri Gordon (2008). Anarchy Alive!
Michael Schmidt & Lucien van der Walt (2009). Black Flame.

Birçok teorisyen tarafından modern anarşizm iki temel eğilimi olduğu ifade edildi.Yazar tarafından çeşitli şekillerde kavramsallaştırıldıkları gibi. İki eğilimi resmetmek etmek için aşağıdaki iki kitabı kullanarak, anarşist hareketteki iki gözle görülür yaklaşımı nasıl gördüğümü ifade edeceğim. (Bu özel olarak Black Flame'in kritiği değil) Onların devrim, reformizm, demokrasi, "politik öneride bulunmak" her ne anlama geliyorsa, işçi sınıfına dair yaklaşım konularında gösterdikleri farklılıkları açıklayacağım.

Uri Gordon (2008) tarafından anarşizm üzerine henüz yazılan kitabın başlarına doğru, İsrailli anarşist yazar anarşistler arasındaki "en göze çarpan bölünme" üzerine yazıyor. ABD'li David Greaber (2002) tarafından dogmatik, politik programlar geliştiren "sekter" ya da "kapital-a anarşist gruplar" şeklindeki azınlık eğilimi ile tarihsel dinamizmin gerçek konumu olan, programatik olamayan "küçük-a anarşistlerinin çoğunluk eğilimi" olarak çerçevelenmiş yol ile başlıyor. (Gordon 2008; syf:23-24; Graeber'in anarşimi üzerine görüşlerim için Price 2007'yi görebilirsiniz.) Graeber'in sekter, dogmatik, büyük-A anarşisti olarak referans verdiği tek grup Kuzeydoğu Anarşist Komünistler Federasyonu. (NEFAC) (Ben NEFAC'ın üyesiyim ancak resmi olarak onun adına konuşuyor değilim.)

Gordon'a göre , Graeber'in ayrımında "birşey" var ama daha "titiz" bir değerlendirme olmalı. Herşeyden önce "sermaye-A groupların azınlık eğilimi olması zor ...binlerce üyeye [sahipler]. (syf. 24) Eğer anarko-sendikalist sendikaların Avrupa ve diğer yerlerdeki üyelerini dahil edersek kesinlikle doğru. "Sekterizm" ve "Doğmatizm" suçlamasının tersine Gordon çoğu platformistin Makhno'nun 1926'daki örgütsel platformuna kutsal yazıt olarak değil ama tartışmanın başlangıcı olarak baktığını not düşüyor. (Birisini "doğmatik" olarak eleştirmek genellikle o kişi ile farklı düşündüğünü ve kendi fikirlerini kabul etmeye ayak dirediğini söylemenin yolu.)
Onun yerine Gordon iki eğilim arasındaki ayrışmayı "politik kültür" olarak değerlendiriyor. (Bu farklılıkları tartışmanın ideolojik olmayan bir yolu) Bir eğilimi (sermaye-A anarşistleri) "İkinci Dünya Savaşı öncesi kabul gören anarşist hareketin geleneksel politik kültürü" ile tanımlıyor. (syf. 25) Onların seçilmiş resmi yapıları olduğunu ve kararların genelllikle oylama ile alındığını söylüyor. İş yeri örgütlenmeleri, savaş karşıtı eylemler üzerinde duruyorlar ve fikirlerini yayınlıyorlar. Diğer (küçük-A) eğilimi anarşist gelenek ile fazla ilgilenmiyor, sadece gayri resmi grupları var, kararlarını konsensus ile alıyor ve yazara göre ekoloji, kimlik politikası, deneysel topluluklar ve doğu mistisizmine odaklanıyor.

"İki anarşizm arasındaki fark kuşak ile ilgili, bir 'eski okul' ve bir 'yeni okul'". Eski Okul anarşistlerine karşı çıkmayı istemeden Gordun (Graeber gibi) planlı olarak Yeni Okul anarşizminin tarafında yer alıyor.(Her zaman "sekterlik karşıtı" değil, kitabın sonlarına doğru, İsrail/Filistin üzerine görüşlerimi (Bu başlık ile ilgili değil. Price 2009 syf 149-151 de cevaplandı)sert bir dille eleştiriyor.

Gordon'ın mevcut anarşizmdeki iki temeli kesin olarak ayırdığını düşünürken, bölünmeyi anlamanın "eskiye karşı yeni"nin kullanışlı bir yöntem olduğunu düşünmüyorum. Proudhon ve Striner'den başlama üzerine Yeni Okul olarak isimlendirilen görüşlerin bir çoğu anarşist tarih içerisinde bulunabilir. Gordon kendi görüşlerini resmetmek için özellikle Gustav Loandauer'in görüşlerini aktarıyor. Bu fikirlerin bir çoğu 60'lar ve 70'lerde anarşistler arasında Paul Goodman ve Colin Ward tarafından öne sürüldü. Yeni Okul'un görüşlerinin çok azı gerçekten yeni.

Genel Anarşist Gelenek

Bununla birlikte böyle bir ayrım geçerli. Güney Afrika'daki Zabalaza Anarşist Komünist Cephe'den Schmidt& van der Walt tarafından yazılan "genel anarşist gelenek" (2009) Gordon'ın Eski Okul ve Graeber'in sermaye-A anarşizmi şeklinde isimlendirdiği şeydir. Bu, Kendisini anarşist-komünist ve anarşist-sendikalist olarak tarifleyen kişiler dahil Michael Bakunin den Peter Kropotkin den Emma Goldman dan Nestor Makhno'ya kadar anarşizmin geleneğidir. Tarihsel olarak kendisini anarşist olarak tanımlayan kişilerden çoğu bu gelenektendi.

Neredeyse, Black Flame (Kara Bayrak) ile benim aramdaki tek fikir ayrılığı genel anarşist gelenek dışındaki herhangi birisinin "anarşist" olmamakla beraber "özgürlükçü" olmasıdır. "Sınıf Mücadelesi" anarşizmi bazen devrimci ya da komünist anarşizm olarak anılan şey bir anarşizm ÇEŞİDİ değildir; bizim görüşümüze göre sadece SADECE anarşizmdir. (Schmidt & van der Walt 2009; syf 19) Proudhon hem sınıf mücadelesi hem devrim hem komünizm için kendisi kabul etmese de "anarşizmi Marx ile benzeri anlamda telaffuz etmiştir. Bu yaklaşım anlamsızdır. Anarşizmin ana akımı ile örtüşmeyen, kendisini anarşist olarak tanımlayan bir çok insan var oldu ve hala varlar. Bununla birlikte kendilerini "devrimciler" olarak lanse ederken devlet ve kapitalizm karşıtılar. Ana geleneğin bir parçası olmadıklarını belirtmeleri gerçekten kıymetli, ancak gerçekten "anarşist?" olup olmadıklarını vurgulamak daha doğru. Bu bizim sekter ya da dogmatist olarak gözükmemize neden oluyor. Biz onların görüşlerinin içeriği (politikalarının yanlış olduğu) üzerine vurgu yapmalıyız, etiketleri üzerine değil.

Belirtildiği üzere Gordon Yeni Okul olarak tarif ettiği akımın "anarşist hareketin geleneksel politik kültürü"nü takip etmediğini reddetmiyor. Çok önemsemiyor ve muhtemelen bir erdem olarak görüyor.

İki Eğilim arasındaki Politik Farklılıklar: Devrim Üzerine

Anarşizmin iki eğilimi arasındaki gerçek farklılılar üzerinde dururken, aralarındaki ciddi politik farklılıkları incelemek gerekir- ideolojik olmayan bir "kültür"ü değil gerçek politikaları.

Genel anarşist gelenek (sınıf mücadelesi anarşist-komünizm ya da Eski Okul anarşizmi ya da herne ise) her zaman devrimci olmuştur. Öyle ki üyeleri eğemen sınıfın (devletleri etrafında biçimlenecek) direniş olmadan ellerindeki iktidarı bırakmalarına ihtimal vermemektedir. Ezilenlerin ve sömürülenlerin kitlesel bir hareketle devleti yıkması ve kapitalist ekonomi mantığını ve diğer her türlü baskıyı dağıtması gerekir. Bunların yerine toplumsal öz-örgütlülüğün ve öz-yönetimin yeni biçimleri geçmelidir. Bu, bugünün reformlarını ve ilerlemelerini inkar etmek değil ama stratejik bir hedef sahibi olmaktır.

Gordon, böyle bir devrimci yaklaşımı reddetme konusunda tipik bir Yeni Okul anarşisti (ya da herneyse). Geleneksel anarşistler, diye yazıyor, devrimden sonra toplumu nasıl örgütleyeceklerini vurguluyor. "Bugün, açıkca, anarşist söylem nihai devrimci son beklentisinden uzaktır.." ya da devrim sonrası topluma dair görüşlere ilgi duymaya (Gordon 2008; syf 40) . Daha ötesinde "bugün anarşistler bugünkü işleyiş den ziyade gelecekteki bir olay olarak devrim üzerine düşünmezler - ifadeyi kullansalar da- (syf 41) Tüm toplumu değiştirmek yerine mümkün olsun ya da olmasın anarşistler geniş faaliyetleri içerebilecek "kültür olarak anarşi" yi ama aynı zamanda nonkonformizm ve bencil olmayan eşitlikçi halleri teşvik etmeli diye yazıyor .

Nonkonformizm ya da akşam partileri kötü değil, tam tersine, Ama bunlar kapitalist devleti toplumsal olarak alaşağı edecek stratejiler değil. Gordon bundan kaygı duymuyor. "Hiyerarşik olmayan yapıların gelişimi... bir çok anarşist için kendi başına bir sonuçtur" (syf. 35) Gordon hiç bir zaman yüksek sesle kendi eğiliminin devrimden vazgeçtiğini söylemiyor ya da yazmıyor ama ben bunu başka bir türlü okuyamıyorum.

Radikal görünmek için, Gordon ve diğer anarşistler devlete karşı mücadele vermeyi, devlete ve kapitalist sınıfı tehdit ederek haklar kazanmaya çalışmanın anti-anarşist olduğunda ısrar ediyor. "Talep polikaları" .. devlet iktidarının onayı ve kabulünü sağlayarak... anarşizmden oldukça uzak bir stratejidir.(syf.151) Bunun yerine anarşistler kendi aralarında farklı şekilde davranarak daha iyi bir dünya yaratmakla mükellefler.

Ancak anarşistler her zaman devletten savaş açılmasına karşı, mahkumların serbest bırakılması için ya da toplumsal hakları için taleplerde bulundular. Anarşist olmayanlar için devletin güvenilmez olduğu üzerine gösteri yapmak tek yol ancak haklar kazanmak için mücadele edilmeli. Bizim kapitalistlerden , sendika hakkı için ya da daha iyi iş koşulları için taleplerimiz var. Kapitalistlerden ya da Devletten herhangi bir şey talep etmeyi reddetmek kulağa çok radikal gelebilir (anarşistlerin kendilerini tanıdıkları ya da onayladıklarını umursuyorlarsa) ancak bu reformist bir yan çizme ve mücadeleden vazgeçmektir.

Gordon "öneri politikaları" üzerinde duruyor. Anarşizmin her iki okulu şimdi ve burada hiyerarşik olmayan kurumlar oluşturmanın öneminde uzlaşıyor. Ancak Gordon'a ve kendi eğilimine göre mesele nihai amaçlar için etkili olup olmadığı bir yana anarşistlerin kişiler arası dinamikleri ve gayri resmi ağlarıdır.

Genel anarşist geleneğe göre mesele demokratik, toplumsal direnişin karşı kültürünü inşaa etmektir. "Kira grevi ve topluluk örgütlenmesi"((Schmidht & can der Walt (2009)'dan referansla " "karşı iktidar inşaa eden projelerin parçası olarak, kitlesel anarşistleri yoğun ve üst üste geçen toplumsal ağlar, kurumsal hayatlar inşaa ediyor. Buna mücadele toplulukları, mahalle komiteleri, işlerin gece okulları ve rağbet gören herşey....dahil"(syf.181)

Gordon, bu kavrama inanmıyor çünkü doğrudan demokrasinin en radikal, katılımcı biçimi dahi olsa demokrasiye inanmıyor. Kendi eğilimindeki pek az anarşist demokrasiyi açıkça reddediyor. (Örneğin, Graeber [2002], kendisini konsensus ile tanımlıyor) "Anarşizm ... demokrasinin en radikal formunu temsil etmez.." syf(70) . Bununla Gordon ilk bakışta konsensusu kastediyor gibi gözüküyor ancak sonunda kastettiğinin hareketi gizli bir elitin örgütlerken liderliği olduğunu açıklıyor. "Anarşistler gücün görünmeyen, gizli, derinden hesaplanamaz kullanımı sadece kaçınılmaz değil...aynı zamanda dünya görüşlerine uygun olduğu sürece savunulması gerektiği kabulüne bağlıdır." (syf. 75) Bu, anarşizmin önemli bir kısmının terkettiği Proudhon ve Bakunin'in en kötü en antidemokratik yaklaşımları ile uyumludur.

Açıkca devrimci sınıf mücadelesi anarşistlerinin görüşü, "anarşizm -tarlada, fabrikada, mahallede federal yapılar ve aşağıdan yukarıya konseyler ile koordine olmuş- demokrasinin tam anlamıyla gerçekleşmesinden daha azı değildir"(Schmidt & van der Walt 2009; p. 70). Konsensus ya da oylamanın pratik mesele olduğunu ilke meselesi olmadığı yaklaşımına sahiptir.

Politik Farklılıklar: Sınıf Üzerine

Genel anarşist geleneğin politikalarının merkezi sınıf tabanlıdır: işçi sınıfı ve aynı zamanda köylüler arasında kök salar ve destekler. Buna aynı zamanda cinsel Kimlik, ırk, ususal mesele, cinsel yönelim, savaş ve ekoloji gibi sınıf temelli olmayan - sınıf ile örtüşen ve etkileşim içinde olan mücadeleler de dahil. Ancak işçi sınıfının en azından potansiyel olarak sistemin işleyişini durduracak ve farklı bir şekilde başlatacak kendine özgü bir gücü olduğu görülüyor.(1998 Meiksins Wood'da işçi sınıfı perspektifinin mükemmel bir savunması bulunabilir.) Bu nedenle sınıf mücadelesi anarşizminin genel anarşist geleneği Marx'ın özgürlükçü bir tefşiri ile örtüşür.

Gordon, ne bahsettiği anarşist eğilimde ne de diğer başlıklarda sınıf analizine hiçbir noktada değinmiyor. Tarif ettiği üzere, "hayvan özgürleşmesi" hareketi, diğer başlıklar arasında "işçilerin mücadelesi gibi belirgindir. Tali alanda endüstriyel sektör ve geleneksel sendikalizm ucuz ve kötü işlerle ve güvenilmez işçilerin öz-örgütlendiği sendikalarla yer değiştirmiştir."(syf. 5) Bu cehalet kırıntısı neredeyse onun tüm dünyada milyonlarca işçiye önereceği anarşizmin uyarlamasının neredeyse tümünü oluşturuyor.

Bookchin and Diğer Farklar

Bazı okuyucular benim anarşizmin iki eğiliminine dair kavrayışımın nasıl Murray Bookchin tarafından "toplumsal anarşizm" ve yaşamtarzı anarşizm" olarak yapılan ayrım ile ilişkisini merak edebilir. Bookchin'in sert argümanlarını bir kenara koyarsak, bazı benzerlikler mevcut. Bookchin'in toplumsal anarşizmi de anarşist komünizmde ve radikal demokrasi için temellenmiştir.Yaşamtarzı anarşizm olarak isimlendirdiği eleştirilerin birçoğu Gordon'ın Yeni Okul anarşizmi olarak isimlendiği şeye uygundur.

Ancak bazı sorunlar var. Gordon'ın görüşlerini acımasızca "yaşamtarzıcılık" olarak özetlemek adaletsiz olacaktır.O, diğerleri gibi, sermayeye ve devlete karşı toplumsal hareketlerin bir parçası olmak gerektiğine inanıyor. Kitabına 2005'deki G5 karşıtı gösterilere katılımı ile başlıyor. Bookchin, diğer taraftan, reformist anarşistlerin görüşlerinin birçoğunu paylaştı. "Bookchin..-sınıf mücadelesinden arındırılmış ve örgütlü işçi sınıfına müttefik olmayan yeni bir "anarşist" strateji inşaa etmeye çalıştı..."(Schmidt & van der Walt 2009; syf. 79). Stratejisi ("özgürlükçü belediyecelik") seçimle belirlenmiş yerel hükümetlere dayanıyordu. Bu, "küçük-a anarşistleri"nden dahi daha reformisttir. Nihayet, Bookchin kendisini anarşist olarak tanımlamaktan vazgeçti.

Bu durumda, genel tarihsel anarşist hareket üzerine inşaa olan, metodları ve amaçları devrimci olan, tasarlanan sonucu ve kendisi radikal demokratik olan, işçi sınıfı içerisinde konumlanmış ancak baskıya karşı tüm mücadeleleri destekleyen, özgürlükçü sosyalist (komünist) bir toplumu hedefleyen devrimci anarşizmin tek bir eğilimi var.

Açıkca, Gordon benim (her nasılsa yeni bir toplum öngörse dahi) metodlarında ve stratejilerinde devrimci olmadığından bu yana "reformist anarşizm" olarak tanımladığım modern anarşizm içerisinde geniş bir eğilimi destekliyor. Geleneksel anarşizmin geniş bir kavrayışı üzerinde ilerlemiyor. Teoride dahi sıklıkla demokratik değil. Sınıf meselesini önemsemiyor ya da pratik te es geçiyor. Açıkca antikapitalist ve büyük ihtimalle sosyalist ya da komünist ancak o şekilde bir toplumun oluşması için gerekli olan devrim için bir strateji olmadan, bu pratikte çok da bir anlama gelmiyor.

İki eğilim arasında her eğilimin sınırı içinde değerlendirmediğim başka konular da var. Gordon, örneğin, anarşist-primitivizm ve anarşist-pasifizme yakın ancak hiçbirini tamamen doğru bulmuyor. Ve Schmidt & van der Walt'ın belirttiği gibi, genel anarşist eğilim isyancı anarşistler ve kitle anarşistleri arasındaki ayrışmayı da (bölüm 3'ü inceleyebilirsiniz) tıpkı farklı görüşlerdeki anarşistlerin ayrı örgütlenmeleri gerektiği ya da gerekmediği üzerine (bölüm 8: platformizm üzerine) insanlar arasındaki tartışmada, sendikalara katılıp katılmamada (bölüm 6 ve 7), baskı altındaki ulusların kendi kaderlerini belirleyip belirlememesinde (bölüm 10) vs olduğu gibi içeriyor. Bu nedenle buna GENEL anarşist gelenek deniliyor! Ancak temel fikirler net.


KAYNAKLAR

Bookchin, Murray (1995). Toplumsal Anarşizm ya da Yaşamtarzı Anarşizm: Uzlaşamaz bir Ayrılık. San Francisco: AK Yayın

Gordon, Uri (2008). Anarşi Hayatta! Teoriden Pratiğe anti- otoriter politikalar. Londra/Anne Arbor MI: Pluto Press.

Graeber, David (2002). “Yeni Anarşistler,” Yeni Sol Eleştiri 13. http:// newleftreview.org/A2368

Meiksins Wood, Ellen (1998). Sınıf'tan geri çekilme: Yeni bir "doğru" sosyalizm. London/NY: Verso.

Price, Wayne (2009). “Filistin Mücadelesi ve Anarşist İkilem; Gordon'ın Anarşi Hayatta! kitabına yorumlar" http://www.anarkismo.net/article/12856

Price, Wayne (2007). “Reformist Bir Anarşizmin kırıntıları: David Graeber’in bir röportajı (2004) Anarşist antropolojinin kırıntıları.” http://www.anarkismo.net/article/4979

Schmidt, Michael, & van der Walt, Lucien (2009). Black Flame (Kara Ateş): Anarşizm ve Sendikalizmin Devrimci Sınıf Politikaları. Basım. 1. Oakland CA: AK Press.

* www.Anarkismo.net için yazılmıştır.

Çeviri: Deniz Kurtul huzurisyanda @ gmail

This page can be viewed in
English Italiano Deutsch

Front page

Declaración Anarquista Internacional: A 85 Años De La Revolución Española. Sus Enseñanzas Y Su Legado.

Death or Renewal: Is the Climate Crisis the Final Crisis?

Gleichheit und Freiheit stehen nicht zur Debatte!

Contre la guerre au Kurdistan irakien, contre la traîtrise du PDK

Meurtre de Clément Méric : l’enjeu politique du procès en appel

Comunicado sobre el Paro Nacional y las Jornadas de Protesta en Colombia

The Broken Promises of Vietnam

Premier Mai : Un coup porté contre l’un·e d’entre nous est un coup porté contre nous tou·tes

Federasyon’a Çağırıyoruz!

Piştgirîye Daxuyanîya Çapemenî ji bo Êrîşek Hatîye li ser Xanîyê Mezopotamya

Les attaques fascistes ne nous arrêteront pas !

Les victoires de l'avenir naîtront des luttes du passé. Vive la Commune de Paris !

Contra la opresión patriarcal y la explotación capitalista: ¡Ninguna está sola!

100 Years Since the Kronstadt Uprising: To Remember Means to Fight!

El Rei està nu. La deriva autoritària de l’estat espanyol

Agroecology and Organized Anarchism: An Interview With the Anarchist Federation of Rio de Janeiro (FARJ)

Es Ley por la Lucha de Las de Abajo

Covid19 Değil Akp19 Yasakları: 14 Maddede Akp19 Krizi

Declaración conjunta internacionalista por la libertad de las y los presos politicos de la revuelta social de la región chilena

[Perú] Crónica de una vacancia anunciada o disputa interburguesa en Perú

Nigeria and the Hope of the #EndSARS Protests

How Do We Stop a Coup?

Aλληλεγγύη στους 51 αντιφασίστες της Θεσσαλονίκης

No war on China

© 2005-2021 Anarkismo.net. Unless otherwise stated by the author, all content is free for non-commercial reuse, reprint, and rebroadcast, on the net and elsewhere. Opinions are those of the contributors and are not necessarily endorsed by Anarkismo.net. [ Disclaimer | Privacy ]