user preferences

New Events

Uluslararası

no event posted in the last week

Komnizm nedir?

category uluslararası | anarşizmin tarihi | opinion/analysis author Wednesday November 01, 2006 17:04author by Paul Bowmanauthor email miasnikov at gmail dot com Report this post to the editors

Kara Kızıl Notlar Dergisi'nin Temmuz-Ağustos-Eyll 2006 Sayısından Alınmıştır.

Komnizm nedir? Komnizm nedir? Concise Oxford szlğnde komnizm aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır:
1 Marxtan hareketle geliştirilmiş, sınıf savaşını savunan ve ortak mlkiyetin olduğu, her bireyin kendi yeteneklerine ve ihtiyalarına gre alışarak cretlendirildiği bir toplumu hedefleyen politik teori. 2 (genellikle Komnizm K byk harfle) SSCB veya başka yerlerde kurulmuş bir komnist toplum biimi.
Eğer yukarıdaki tanım doğru olsaydı bu makale olduka kısa olurdu. Ancak Concise Oxford yine yanılıyor. Gerekte sosyalizm ve komnizm terimleri, 1820lerde İngilterede politikalarının Owenizm kavramıyla anılmasından rahatsız olmaya başlayan kooperatif hareketinin yeleri tarafından benimsenen terimler olarak ortaya ıkarlar. Başlangıta bu iki terim arasında aslen bir fark yoktu. Ancak 1840larda komnizm terimi devrimciler tarafından kendilerini, sosyalizm terimini farklı reformist kuramların karışık bir toplamını kapsayacak şekilde uyarlamış olan J.S.Mill gibi reformistlerden ayırmak iin kullanılmaya başlandı.
1870lere gelindiğinde bu terimler aynı ama iin farklı araları benimseyen iki ayrı kuram olmaktan ıkıp, farklı amaları hedefler hale geldi. Oxford İngilizce Szlğ kaynaklarında şu nota yer veriyor:
Forster Gnlğ 11 Mayıs, T. W. Reidın Yaşamı (1888) Komnizm ve sosyalizm arasındaki derin farkın sosyalizmin cretlendirilmenin harcanan emeğe gre olması gerektiğini sylerken, komnizmin buna inanmaması olduğunu ğrendim.
Bu makalenin konusu komnizmin, on dokuzuncu yzyılın sonlarında yaygınlaşan sosyalizme karşıt olan bu anlamıdır. Elbette bir isme illa sahip ıkmak o kadar da nemli değil, zira birok kişi komnizmin Marx ve SSCB ile ilgili bir şey olarak biliyor. Kurmayı hedeflediğimiz kapitalizm sonrası toplumun adı bizce bir ayrıntıdan ibarettir, nemli olan fikirlerin ieriğidir. Ancak bu makalenin amaları gereğince bir isim semek durumunda olduğumuzdan, tarihi bir isim olan komnizmde karar kıldık.

Kken

Toplum, ayrıcalıklı olanlarla smrlenler şeklinde blnmş olduğundan beri direniş vardır ve bu direniş, zgrlklerine giden yolun arayışı iinde olan ezilenlerin dilinde sesini ve ifadesini bulmuştur. Ancak, komnizm, kapitalist toplumun ortaya ıkışının ve bunun getirdiği yeni ezme koşullarının ve zgrlk olasılıklarının bir sonucudur. Kapitalizmin gelişimi, kapitalizm ncesinin tarım temelli toplumunda iktidardan dışlanan yeni bir sınıfın iktidar mcadelesine dayanıyordu ve mcadeleyi ifade etmek ve ynetmek iin kullandıkları ara da politik ekonomiydi. Komnizm bunun sonrasında, yeni bir sınıfın, proletarya veya işi sınıfının, kendi sesini aradığı, rakibinin yani burjuvazinin sesine gğs germeye kalkıştığı ve burjuvaziyle mcadeleye tutuşmaya başladığı dnemde ortaya ıkmıştır.

Politik Ekonomi

Poiltik ekonomi, 17. yzyılın sonlarında Adam Smithin eseriyle başlar. Smithin Ulusların Zenginliği adlı eseri, politik hareketlerin kendi sınıfsal zlem ve isteklerini teoloji zerinden ifade ettikleri 17.yzyıldaki İ Savaşın dini sylemini geride bırakma amalı bir projeydi. Smith bu amala, dinin ldrc ve ngrlemeyen elişkilerini gereklere başvurarak engellemeyi hedefleyen sekler, akılcı ve bilimsel bir sylem yaratmaya alışan Aydınlanmanın mantığını izledi. Buradaki ama, iktidarın eylemlerinin veya politikalarının ynn, genel refahı arttıracak şekilde belirlemekti. Bu noktadaki zorluk, refah veya değer iin gvenilir bir l bulmaktı. Enflasyonun tarihi gz nne alınacak olursa, para doğrudan bir l olarak pek tutarlı değildi. Smith en sonunda, retilen mallar iin harcanan emeği temel alan bir değer teorisinde karar kıldı.
Smithi takip eden James Mill ve David Ricardo gibi politik ekonomistler tarafından daha da geliştirilecek olan emek-değer teorisinin temeli buydu. Bu teori, belli miktarda tahılı belli miktarda işlenmiş demir veya giysi ile takas edilebilir kılan değeri, her bir rnn retimi sırasında emek harcanması gereken ortalama sre ile belirleyen teoridir. Smithin politik ekonomisinin sorduğu esas soru, gelir dağılımındaki değişikliklerin ulusun genel refahının artışına nasıl bir etki yaptığıydı. Buradaki ana argman, vergilendirme yoluyla zenginliği imalat ve ticaretle uğraşan kesimlerden toprak sahiplerine dağıtan devlet politikalarının bymeyi geciktirdiğidir. nk toprak sahipleri Smithe gre fazladan gelirlerini, zenginlik yaratan endstrilere yatırım yapmak yerine kişisel harcamaları iin har vurup harman savurmaktaydılar.
Politik ekonomi, ortaya ıktığından beri son derece belirli bir amaca hizmet etmekteydi: Gelişen ve glenmeye başlayan imalatı burjuva sınıfının ıkarlarını, iktidar gcn tekellerine almış toprak sahibi soylulara ve aristokrasiye karşı savunmak. Politik ekonomi aynı zamanda, Thomas Malthus gibi politik ekonomistlerin argmanları aracılığıyla, ekonomik kş ve yksek işsizlik dnemlerinde fakirlerin ve işsizlerin bakımı iin imalatı patronların demek zorunda oldukları vergilere karşı ıkıyordu. Bu konu, 1815te Napoleonun savaşlarının bitişini izleyen byk ekonomik kşte ve 1824te sendikaların yasallaşma nerisi etrafındaki mcadelede zellikle ne ıktı.

William Thompson

Politik ekonomiye eleştirel şekilde yaklaşarak onu işi sınıfının ve fakir kyllerin durumunun iyileştirilmesini savunacak şekilde dnştrmeye alışan ilk isimlerden biri, West Corklu Anglo-sakson bir toprak sahibi ailenin oğlu Willam Thompsondı. 1775te Corkta doğan gen Thompson, Aydınlanmanın, cumhuriyetiliğin ve Fransız Devriminin coşkulu savunucularından biriydi. Daha sonra kooperatif hareketin iinde Robert Owena radikal bir biimde muhalif olan nde gelen isimlerinden biri oldu.
1820lerde, yerel bir sekin konuşmacının aşağı sınıfların mutlak sefaletinin szde zorunluluğu ve faydasını savunmasına fkelenen Thompsonın politik ekonomi hakkındaki araştırmaları, 1824te Zenginliğin İnsan Mutluluğunu Sağlayacak Dağılım Prensipleri Hakkında Bir Araştırma adlı eseri ile meyvesini vermiş oldu. Bu uzun başlığın da gsterdiği zere, kendisinin de dikkati, aynı politik ekonomistler gibi, zenginliğin dağılımı zerinde yoğunlaşmıştı, ancak kıstası genel geer ulusun zenginliği soyutlamasından ziyade faydacı en ok kişi iin en iyi yaklaşımı idi.
Benthamın prensibini gvenlik hakkı, emekinin kendi rn zerindeki hakkı, geinme hakkı- hedef aldı. Geinme hakkı, retilen malların dağıtımını ihtiyaca gre belirleyen prensipti ve Benthama gre, reticilerin kendi emeğinin rnn talep etme hakkının nceliğini tanıyan emekinin kendi rn zerindeki hakkı ilkesinin altında yer alıyordu. Bentham bu ikisinin zerine gvenlik hakkını yerleştirdi. Gvenlik hakkı bireyin var olan mlkiyetinin toplum tarafından gelişigzel el konulmasına karşı ıkıyor ve ekonomik aktivitelere ynelik tm teşvik edici etkilerin, bir kazan elde etme olasılığının ortadan kalkmasıyla anlamsızlaşmasına engel olunmasını işaret ediyordu.
Thomphsonın ilk saldırı noktası, Bentham ve diğer faydacıların, gvenlik hakkı kisvesi altında, mlkiyetin bu şekilde dağıtımının nasıl ortaya ıktığıyla hi ilgilenmeksizin var olan mlkiyet statkosunu savunduklarını aığa ıkarmak oldu. Thompsonun West Corkunda, Anglo-İrlandalı Protestanların elinde bulunan toprak tekelinin, tasarruf, zorlu bir alışma veya tutumluluk sonucu ortaya ıkmadığını, fakat askeri zor tarafından yaratıldığını grmek g değildi. Thompson ayrıca, mlkszler ve mlkiyeti tekelleştirenler arasındaki değişimin (emek gc ile cret arasındaki takasın), mlkszler emeklerine karşılık haksız bir cretlendirmeyi kabul etmek, aksi takdirde alıktan lmeyi gze almak zorunda olduka, herhangi bir şekilde serbest veya eşit olarak grlemeyeceğini aığa ıkardı. Thompson, incelemesine, işverenlerin cretli işileri smrmeleri srecinin ve rnn aslan payına ki bu daha sonra Marx tarafından artı değer olarak adlandırılmıştır- el koymalarının analizi ile devam etti.
Thompson buradan hareketle, toprak ve retim aralarına eşit erişim hakkının herkese garanti edilmiş olduğu, ancak dağıtımın emekinin kendi rn zerindeki hakkının geinme hakkına nceliği tarafından ynetildiği bir serbest değişim sistemi ileri srd. Anarşist tarihi Max Nettlaunun belirttiği zere: Thompsonın kitabı, dşncelerindeki evrimi aıka ortaya koyuyor. Emeğin tm rnleri zerindeki hakkını ve rnlerin dağıtımının dzenlenmesini talep ederek başlayıp, komnizme -yani sınırsız dağıtıma- varıyor.
Yani, emeğin kendi rnleri zerindeki hakkını temel alan bir sistem nererek bunu, statkoyu devre dışı bırakırken kullandığı faydacı kıstası kullanarak, eşit dağıtımın olduğu bir sistemle karşılaştırmalı olarak inceledi ve şaşkınlıkla serbest değişim sisteminin sınırsız eşit dağıtım sistemine gre daha az nemli olduğu sonucuna ulaştı. Kuramsal serbest değişim sistemini inceleyerek bunun rekabeti doğasının farkına vardı. Nitekim rekabeti terimini kapitalist değişimi tanımlar şekilde ilk kullanan da aslında kendisiydi. Thompsonın rekabeti sisteme atfettiği ktlklerden biri şuydu: sistem herkesi aslında denk olduğu kişileri rakibi veya amalarını gerekleştirmek iin kullanacağı araları olarak grr hale getirmekteydi. Fakat Thompsonun rekabeti sistemin olumsuzluklarına dair sadece bu etik ya da ahlaki noktayı vurgulamıyor, bu sistemin verimlilik bakımından da olumsuzluklarına işaret ediyordu: rekabet insanları yenilikleri ve keşiflerini saklamaya teşvik ediyor ve piyasa istihbaratının da gizli tutulması ile verimsizlik ve israfa sebep oluyordu.
Thompson, Zenginliğin Dağılımının yayımlandığı yılda, vaktinin oğunda Londrada sendikaların haklarını J. S. Mill gibi burjuva politik ekonomistlerine karşı savunmaya ynelik tartışmalara katıldı ve yeni kurulmuş London Mechanics Instituteta Thomas Hodgskinle birlikte işilere ynelik eğitim alışmaları yaptı.

Thompson Hodgskin Tartışması

Thomas Hodgskin, Chatham Kentte donanma tersanesinde bir dkkan sahibinin oğluydu ve Napoleon savaşları sırasında Britanya donanmasına hizmet etmişti. Savaş sonrası st rtbeliler ile giriştiği kavgalar yznden donanmadan kovulunca radikal bir gazeteci olarak otoritenin ve st sınıfların şiddetli bir eleştiricisi haline geldi. st sınıfın toprak ve retim araları zerindeki tekelinin, emeğini bazı zorunluluklar sonucunda bunlara satmak durumunda kalanların smrlmesine fırsat verdiği konusunda Thompsonla aynı grş paylaşıyordu. Thompsondan ayrıldığı nokta, kapitalist smrden kurtulmuş emeğin kendi rnleri zerindeki tam sz hakkının radikal reformun nihai hedefi olması gerektiğiydi. Hodgskinin grşne gre, birlikler şeklinde rgtlenmiş işi grupları retim aralarının mlkiyeti ele geirebilir ve bir pazar tabanında rnlerini birbirleri arasında değiş tokuş edebilirlerdi. Hodgskin ve Thompson arasında bunu izleyen tartışma, yazarların sırasıyla Savunulan Emek ve dllendirilmiş Emek kitaplarında somutlaştı. Bu kitaplarda somutlaşan tartışma sosyalizmin ve komnizmin savunucuları arasındaki bugnn radikal antikapitalist hareketi ierisinde de geerliliğini korumakta olan ayrılığı pek ok aıdan ortaya koydu.

Hodgskinin Thompsonı glgede bırakması

Sonuta Hodgskinin analizi Thompsonınkine stn geldi. Thompson, West Corktan geliyor oluşunun marjinalleştirici etkisinin, erken lmnn ve deneysel toplumlar oluşturma stratejisi ile uzlaşmasının zararlarını grd. Bunlara ek olarak teorik yapıtları fazla uzun, sert ve hepsinden nemlisi sıradan bir işi tarafından ulaşılamayacak kadar pahalıydı. Buna karşın Hodgskin kısa ve netti, ayrıca argmanlarını sıradan işilerin okuyup anlayabileceği ve etrafındaki insanlara karşı kullanabileceği şekilde formle etme yetisine sahipti. Hepsinden nemlisi Hodgskin yeni yeni ortaya ıkmaya başlayan sendikaların amaları iin yeterince iyiydi. Patronların politik ekonomisini onların aleyhine evirecek kadar radikal, ancak Thompsonın erken-komnizminin talep ettiği var olan dzenin gerekten radikal bir şekilde tamamen tersine dnmesine engel bir tutum. Hodgskin sayesinde sendikaların ajitatrleri, işilerin patronlar tarafından smrlmediği, ancak para ve değişimin tanıdıklığının korunduğu bir gelecek fikrini oluşturabiliyordu. Bu gelecekte işiler, kapitalistler ve toprak ağalarının smrleri tarafından azaltılmayacak olan bir doğal cret alacaklardı.

Joseph Dejacque devrimci yntem

İrlandadaki cumhuriyeti devrimin vahşi baskısı ve ezici yenilgisi, Thompson ve Hodgskini, kooperatifileri ve sendikacıları nasıl eylemlerinin erevesini devrimci bir kapsamdan uzaklaşmaya ittiyse, Fransadaki devrim gereği de tm ilerici dşnceyi kendi atısına ekti. Ancak Proudhon bu kalıbı devleti uzağa iten, topluma yayılmış ve devrimci bir zm nerene kadar bu devleti ve otoriter bir atıydı. Proudhon, Fransız radikal dşncesindeki devletiliğin boğucu hakimiyetini kırışındaki orijinalliğe karşın, grşlerinde yine de bazı gerici unsurları alıkoymuştu. Joseph Dejacqueı, yeni anarşist idealin gen bir sempatizanını, Proudhonun yanıldığı noktaları aığa vurmaya ve eleştirmeye iten de, Proudhonun kadının zgrleşmesi konusundaki ilkel tutumuydu. Ancak Dejacque, kadının zgrleşmesi konusundaki muhalefetine ek olarak Proudhonun kapitalizme ynelik ekonomik eleştirisini de yetersiz ve eksik olmakla itham etti. Aslında Proudhonun konumu, toprak ve retim araları stndeki kapitalistlere ve toprak sahibi sınıflara ait tekellerin yok edilmesini savunurken; cret, para ve takasın, malların reticiler arasındaki akışını rgtleme aracı olarak muhafaza etmesi aısından Hodgskinle benzerdi. Proudhon da başka bir deyişle, kapitalistlerin olmadığı bir kapitalizmi savunuyordu.
Dejacquea gre bu fazla tutucudur. Dejacque, Proudhonun mlkiyet hırsızlıktır sloganının kendi grşne gre mantıksal sonularından hareketle reticilerin, rettiklerinin kendi tketimleri veya kullanımları iin gerekli olmayan kısmı zerinde herhangi bir talepte bulunmalarını mlkiyet talebi olarak itham eder. Bu bağlamda Dejacque, mlk kişinin kendi kullanımı iin zerinde makul olarak zel bir hakkının olduğu mallar- ve mlkiyet kişinin kendisinin kullanmadığı mallarının başkaları tarafından da kullanılmamasına uğraşması- arasında bir ayrıma gitmektedir. Bu noktada kendi numarası ve beğenisine gre ayakkabı retebilen ve bunu kullanmak iin kendi malı ilan eden bir ayakkabıcıyı rnek gsterir. Bu ayakkabıcı aynı zamanda farklı numaralar ve beğenilere, modalara gre de ayakkabı retebilir. İkinci durumdakiler, ayakkabıcı bunları kendi kullanımı iin retmemiş olduğundan mlk değildir. Bunları mlkiyet olarak tanımlaması başkalarının bunları kullanmasını reddetmesi, yani bunlara, yeterince değerli olduğuna kanaat getirdiği diğer rnlerle değiş tokuş yapmak iin el koyması anlamına gelir.
Dejacqueın takas eleştirisi, byk oranda Fransız devriminin aydınlanmacı syleminden gelen adalet ve adaletsizlik kavramları zerine kurulmuştur. Komnizm hedefini, devrimci ve aıka devlet karşıtı ve anarşist izgiye entegre etse de, Thompsonun daha ok emek harcanmış ve geniş kapsamlı kapitalist politik ekonomi eleştirisinin btnselliğinden yoksundur. Bylelikle Dejacque ilk liberter veya anarşist komnist olarak tarihe gemektedir. Dejacqueın kendisini anarşist olarak tanımlamasına ve yayımladığı derginin adı yoluyla, liberter terimini eş anlamlı bir szck olarak ortaya atmasına rağmen ekonomik fikirlerine komnizm etiketini yapıştırmamıştır.

Marx başarısız olmuş bir sentez

Bu etiket o dnemde Proudhonun şiddetle karşı ıktığı otoriter ve devleti ittifak tarafından kullanılıyordu. zellikle bu esnada alman radikaller Karl Marx ve Friedrich Engelsi bnyesinde barındıran Komnist Birlik kavramı aıka benimsemişti, nitekim bu iki alman radikali daha sonra birlik iin Komnist Manifestoyu kaleme aldılar.
Marx 1840lardaki araştırmaları sırasında hem Thompsonın hem de Hodgskinin alışmalarıyla karşılaştı ve Kapital ile diğer eserlerindeki eleştirisinin ana hatlarını bu isimlerin ortak kapitalist smr eleştirisinden aldı. Ancak ikisini ayıran ekişme konusunda Marx ne birinden ne de diğerinden yana tavır koydu. Emeğinin oğunu, Thompson ve Hodgskin tarafından ana hatları 1820lerde ıkarılmış kapitalist politik ekonomi eleştirisini derinleştirmeye harcayan Marx, kapitalizm sonrası toplumun ynetim ilkelerine dair dikkat ekici derecede az şey yazmıştır. Gotha Programının Eleştirisinde yazdıkları, Thompson ve Hodgskin tarafından savunulan iki ekişen ilkenin arabuluculuğunu yapma abası gibi grnyor. Marx, toprağın ve retim aralarının toprak sahipleri ve kapitalistlerden alınıp kamulaştırılması yoluyla kapitalizmin yıkılıp yeni bir toplumun oluşmaya başlaması srecinde, toplumun para, cret ve takas biimlerini koruması gerektiğini ileri srer. Marxın bu ilk aşama komnizmi (ki bu, bu makalede kullandığı anlamda komnist değildir), Hodgskinin kapitalistlerin olmadığı kapitalizm grşne karşılık dşer. Diğer yandan Marx bu dnemi bir son olarak değil, Thompsonın cret, para ve değişimin kalktığı toplumuna tekabl eden yksek aşama komnizmine bir geiş aşaması olarak grr. Marxın iki konumu uzlaştırma denemesi gelişmemiştir ve temel soruları cevaplamakta başarısızdır: ilk aşama neden kendi başına yeterli bir ama değildir; ilk aşama ikinci aşamanın (netleştirilmemiş) şartlarını tam olarak nasıl oluşturur ve bir aşamadan diğerine geiş ne zaman gerekleşir?
Eserlerindeki bu eksiklikler Marxın katkılarının zgnlk ve gcnn diğer yzdr. Thompson Hodgskin ve Dejacque sosyal kurtuluş meselesine tarihsellik iermeyen bir şekilde sırasıyla faydacı, radikal ve aydınlanmacı devrimci analizlerle yaklaşırken; Marx devrimci analize, Hegelci arka planından hareketle tarihi gelişim perspektifini getirmiştir. İlk isim de emeki sınıflarla mlkiyet sahibi sınıfların ıkarlarının eliştiğinin ve patronlarının ideolojilerinin kendi sınıflarının ıkarlarıyla paralelliğinin farkında olduğu halde, sınıf mcadelesini tarihin motoru olarak teorize eden Marx olmuştur. Marxın Kapitalinde zgn olan Thompsondan miras aldığı smr ve artı-değer teorisi değil, sınıf mcadelesinin alışma gnnn sınırlandırılmasındaki ve işi sınıfının smrye karşı gsterdiği dirence cevaben retimin verimliliğini arttırıcı teknolojinin ortaya ıkışındaki belirleyici roldr. Marxın teorisinin bugn iin hala bir şey ifade etmesinin sebebi, toplumsal yaşamın tarihi ve atışmaya dayalı dinamiklerine verdiği bu nemdir, ancak buna kapitalizm sonrası toplumun hedeflerinin zelliklerine verilen nemin eksikliği eşlik etmektedir. Devrimci teoriye yaptığı birok katkıya rağmen, Marxın alışmaları, kapitalizm sonrası toplumdaki sosyal ilişkileri araştırmak bakımından Thompsonın alışmalarına gre bir geri adımı temsil eder.

Burjuvazi karşı saldırıya geiyor Ekonomi politikten politikanın ıkarılması

On dokuzuncu yzyılın sonunda kapitalist ekonomi politiğin legal taraftarları, kapsamlı bir yn değişikliğini zorunlu kılan byk apta meydan okumalarla karşılaştıklarını fark ettiler. Klasik ekonomi politiğin gelişim izgisini devam ettirmek artık pek uygun bir seenek değildi. Sebeplerden bazıları teknikseldi klasik ekonomi politik sadece fiziksel rnlerin retimini zenginlik yaratıcı olarak değerlendiriyordu ve hizmet sektrnn ekonomisini dikkate almıyordu. Diğer sebepler ise daha ziyade tarihiydi uluslar arası terimlerle, klasik politik ekonomistler smrgeciliğin ve Amerikadaki savaşın şiddetli birer eleştiricisiydi, nk bunları zenginliği yaratan retici sınıfı vergilendiren ancak sadece toprak sahibi ve aristokrat sınıflara ıkar sağlayan politikalar olarak gryorlardı. Tarihsel olarak klasik ekonomi politik, iktidardan mahrum bırakılmış kapitalist sınıfın kışkırtıcı propagandasıydı. Ancak on dokuzuncu yzyılın sonuna geldiğinde bu sınıf politik reformlar sayesinde ynetici sınıfa dahil edilmişti ve artık oğunluğunun ge Victoria dneminin Yeni Emperyalizminden sağlanacak ıkarlarda payı vardı. En nemlisi, kapitalist sınıf, ekonomi politik kuramının kendisinden alınıp zenginliği esas reten sınıfın işi sınıfının- ıkarlarını savunmaya ve iktidar eleştirisi yapmaya yarayacak şekilde kullanılabileceğini hi gz nnde bulundurmamıştı. Tm bu sorunları zmek zere ortaya ıkan bir grup iktidar yandaşı, ekonomiden politikayı ıkarıp bu sosyal bilimi kapitalistlerin pazar analizi iin teknik bir ara olarak yeniden kullanılır hale getirmek istediler.
William Jevons, bu post-klasik ekonomistlerin ilklerinden biri- emek değer teorisinin verdiği zararı gidermeye o kadar meraklıydı ki, bir malın veya hizmetinin fiyatının, bunun retilmesi iin harcanan emeğe bakılmaksızın sadece talep tarafından belirlendiğini ileri srd. Doğal olarak Jevonın bu u konumunun pratikte savunulabilecek bir yanı yoktu ve teorileri, istemeyerek de olsa emek maliyetini, bir rnn fiyatını belirleyen maliyet faktrlerinden biri olarak kabul eden Alfred Marshall tarafından rtld. Bu tutumunun kendisinin sosyalizm dşmanlığının Jevondan daha az olduğunun sanılmaması iin Marshall, politik grşn daha en başından, retim aralarının kollektif mlkiyetinin insanlığının gcn kıracağı ve ekonomik ilerlemeyi kısıtlayacağı grş ile temellendirilmiş bir sosyalist program muhalefeti şeklinde ortaya koydu. Marjinal fayda teorisini ve geleneksel ekonomi ders kitaplarının tmn ssleyen fiyatın arz ve talep eğrisi grafiklerini ortaya koyan da Marshalldır.
Neo-klasik ekonomistlerin emek değer teorisini zayıflatma abaları ancak ekonomi politiğin esas amacının, yani ulusal ekonominin byme oranının ve hkmetin politikalarının bu byme zerindeki etkisinin llebileceği bir değer ls bulma amacının, terk edilmesiyle başarılı oldu. Sonu olarak neo-klasikiler, değer lsnn terk ettiler ve sadece fiyatın belirlenmesi zerine odaklandılar. Sonu olarak kapitalistlerin fiyatları hesaplaması ve yatırım fırsatlarını değerlendirmesi iin olduka faydalı bir teknik ara elde ettiler, ancak toplamda bakıldığında marjinalist devrimlerinin kendisi de olsa olsa marjinal bir fayda sağlıyordu.
Resmin btnn hedef alacak bir teori ihtiyacı, neo-klasikilerin abalarını mikro ekonomiye indirgeyen bir makro ekonominin evrimiyle sonulandı. Makro ekonomicilerin sorunları, politik ekonomicilerinkiyle aynıydı: parasal enflasyondan etkilenmeyen kararlı bir zenginlik lsnn nasıl elde edilebileceği. En sonunda setikleri l birimi Perakende Fiyat Endeksi [Retail Price Index] oldu. Perakende Fiyat Endeksi, sz konusu l biriminin İngilterede kullanılan ismidir, benzer endeksler farklı lkelerde farklı isimlerle kullanılmaktadır. Bu, zerine barınma masrafları vb. eklenmiş ortalama bir işinin ihtiya duyduğu malların bulunduğu bir sepeti temel alan bir endekstir. Başka bir deyişle, emeğin maliyetinin lsnn endeksidir. Bu bakımdan Perakende Fiyat Endeksi, emek değer teorisinin paranın değer ls iin bir temel oluşturmak zere yeniden gz nne alınmasıdır. Bu benzer alanlarda, rneğin kalkınma ekonomisi konusunda, aıkszl yorumcular emeğin değeri iin bir lnn analiz birimi olarak yeniden kullanımının pratik bir gereklilik olduğunu itiraf etmek zorunda kalmışlardır.

Emek değer teorisinin devam eden ekiciliği

Burada, bir rnn değerinin bunun retimi iin harcanan emeğin sresi ile belirlenmesinin niin bunun bugnk kapitalist toplumumuzda bile doğal bir l olarak değerlendirilmesine varacak derecede kalıcı bir ekiciliğinin bulunduğu konusunda bir parantez amak gerekiyor. Bu ekiciliğin altında yatan, emek-değer teorisinin kısmen biyolojik bir temele dayanıyor oluşudur her canlı organizma, eylemleri sonucunda kazandığı kalorilerin bu esnada hareket etmek ve canlı kalmak iin yaktığı kalorileri en azından dengelemesini garantilemek zorundadır, aksi takdirde yok olur. İnsanlık tarihinin byk kısmında, yakın bir gemişe varıncaya kadar, insanın ekonomik aktivitesi bu biyolojik temelden pek o kadar uzaklaşmamıştır. Ekonomik aktivitenin byk kısmının temel besin ihtiyacını karşılamak zere yapılan tarımsal retim olduğu ve bu emeğin byk kısmının gerekli sre zarfında harcanan fiziksel abayla lldğ sırada, temel geinmeyi sağlamak iin gerekenden artan marjinal zaman diliminde retilmiş malların benzer bir zaman değeri ile değişimine dikkat edilmesi zorunluydu, yoksa nihai sonu besin kıtlığı olurdu.
Gnmzde kapitalizmin yaptığı verimlilik devriminin ardından toplumun emeğinin %5inden daha azının temel besin retimine harcanıyor olmasına rağmen, kalori-kıtlığını aşmış bir dnyaya henz varamamış olmamız şaşırtıcı değildir. Bugn verili bir malın veya hizmetin retimi iin gerekli zaman tahmin edilirken, insanların oğunun benzer retim kapasitesine sahip olduğu varsayımı geerli kabul edilmektedir. Ancak aşağıda da greceğimiz zere, işblm giderek arttığından ve retimde temel fiziksel abadan gitgide uzaklaşıp akla dayalı problem zmne veya yaratıcı emeğe ağırlık verildiğinden bu varsayım giderek daha az inandırıcı olmaktadır.

Hayalden harekete

Dejacque 1860larda beş kuruşsuz, yalnızlık iinde ve liberter komnizmin yzyıllar boyunca herhangi bir gerek ilerleme gsterebileceğine dair midi kırılmış bir biimde lmşt, ancak 1870lere gelindiğinde liberter komnizmin fikirleri Birinci Enternasyonalde Bakuninin takipileri arasında kk salıyordu: Fransız anarşist kardeşler Elie ve Elisee Reclus, Jura Federasyonunun James Guillaume gibi İsvireli militanları, Errico Malatesta, Andrea Costa ve Carlo Cafieroyu ieren ki bu sonuncusu Marxın bir zamanlar sekreteri olup kendisi tarafından İtalyan Enternasyonalini Marksizme dndrmek zere İtalyaya gnderilmiş, ancak sonunda kendisi anarşizme dnmşt- Enternasyonalin İtalyan seksiyonu. Enternasyonalde Marx ve Bakunin mcadelesi dneminde bu militanlar Bakunine kollektivizm konusunda karşı ıkmamayı tercih ettiler. Bakuninin kollektivizmi Hodgskin gibi emekinin kendi rnleri zerindeki tam hakkının yanında rnlerin alışılan saate gre dağıtımını yani creti - ve takası savunuyordu.
Enternasyonaldeki nihai ayrılığın gerekleşmesi ve Bakuninin bunu takip eden lm sonrasında bu kısıtlamalar kaldırıldı. Anarşist komnizm terimi basılı olarak ilk olarak 1876da İsvireli anarşistlerin yayınlarında kullanıldı ve bu yılın yazında İtalyan Enternasyonalinin Floransa Kongresi kollektivizmi bırakıp komnizmi hedefleri olarak belirlemeye karar verdi ve şunu belirtti: Bize gre retim aralarının ortak mlkiyetinin zorunlu tamamlayıcısı emeğin rnlerinin de ortak mlkiyetidir. İtalyan, İsvireli, Fransız ve aslen Rus olan Kropotkin gibi bireysel militanların abalarıyla liberter komnizm basit bir fikir olmaktan ıkıp Avrupa apında devrimci bir hareketin ama ve hedefi haline geldi.
Anarşist komnist hareket, hedefine dair grşnde net olsa da, sınıf mcadelesi srecinin ve kapitalizmden ıkacak ve onun yıkımını getirecek olan dinamiğin analizini yapmada zayıf kalmıştı. Bunun sonucu olarak, liberter komnist azınlığın militanlarının eylemleri isyana ynelik iradeci (voluntarist) teşebbsler olarak kalıyordu, rneğin İtalyanların başarısızlığa uğramış Benevento ayaklanması veya patronların ve ynetici aristokrat sınıfın temsilcilerine ynelik gizli silahlı eylem veya suikast girişimleri. Hareketin bu eylemle propaganda dneminin başarısızlığı, işi kitlelerinin pratikteki sınıf mcadelesiyle btnleşmenin bir yolu olarak sendikalizme dnlmesine yol atı. Ancak, yaşayan srele ve sınıf mcadelesinin dinamiğiyle btnleşmenin bu biimi, birok olumlu etkisine karşın bazı sorunları da beraberinde getirdi.

Sendikalist Belirsizlik

Sendikalizm bir teori olarak bir zamanlar birbirinden ayrı olan, ancak başka aılardan sosyalizmin Marksist ve devleti akımları tarafından savunulanlara paralel ara ve amaların ekici bir şekilde karıştırılmasını neriyordu. Sendikalizm bir yandan devlet iktidarının kapitalizm sonrası toplumda geerliliğini korumasına karşı ıkıyordu. Sendikalizm iktidarın, demokratik ve federatif bir biimde ilişkilenen sendikaların doğrudan kendileri tarafından kullanılmasını neriyordu. İşi sınıfın retken rgtleri zerinden kurulan bu dzen, toplumun devletin aracılığı olmaksızın emekilerin kendileri tarafından doğrudan ynetimini ngryordu. Ancak te yandan Marksizmin toplumsal zgrleşme sorununu Marksist partinin iktidarı alma sorununa indirgemesine benzer biimde, sendikalizm de toplumsal dnşm sorununu, iktidar sorununa indirgedi; devrimci diktatrlk devletinin değil de işilerin rgtlerinin iktidarı. Marksist eğilimlerin iktidar sorununa odaklanmaları onları nasıl devrim sonrası toplumun gelecekteki ilişkilerinin biimi sorununu ihmal etmeye ittiyse; sendikalizmin iktidara, bu her ne kadar farklı bir iktidar da olsa, odaklanması benzer şekilde kapitalizm sonrası toplumun sosyalist mi yoksa komnist mi olması gerektiği sorununa iyi ihtimalle bilinemezcilik, kt ihtimalle ise kayıtsızlık ile yaklaşılması eğilimini doğurdu. Sendikalizm iinde kaınılmaz bir şekilde Hodgskinin kapitalistsiz kapitalizm topyasını dair umursamaz bir tavır ve kendi akışına bırakılması gereken bir sre olarak grme eğilimi doğdu.
Bu eğilim, Batı Avrupa anarşizminden izole olmuş İspanyada gelişkindi. İspanya anarşizmi Bakuninist kolektivizmden kopuşu gerekleştirmedi ve kolektivizm/sosyalizm ile komnizm arasındaki tercih sorununu uzlaşmacı bir tavırla devrim sonrası dnemde her bir komnn kendi tercihine bıraktı. İspanya anarşist hareketi ne zaman ki CNT iindeki reformist eğilim ile mcadele etmek iin spesifik bir anarşist politik rgt (FAI) kurmayı gerekli grd, sendikalizmin iindeki bu politik bilinemezcilik eğiliminin sebebi olmasa da- etkileri, İspanya anarşist hareketi tarafından bir tehdit olarak grlmeye başlandı.
Ancak faşizm ve Stalinizm kıskacına yakalanan liberter komnizmin bir hareket olarak 1930lardaki klasik aşamasını esas olarak bitiren olgu, faşizmin İtalya ve Almanyadaki ykselişi ve İspanyada onu izleyen yenilgiydi.

Liberter Komnizm nedir?

Liberter komnizmin ortaya ıkışlarını, kşlerini ve yeniden ortaya ıkışlarını aktardığımız hikyeye bir ara verme ve onun soyut anlamda ne olduğunu araştırmanın vakti geldi. Liberter komnist bir toplum kapitalizm ncesi değil kapitalizm sonrasının toplumudur. İkincisi liberter komnist toplum ekonomik anlamda toplumsal ya da kooperatif retimin egemen olduğu bir toplumdur. Kapitalizmin ardından geldiği iin, gelişmiş bir işblm mevcuttur, yle ki emeğin sadece kk bir blm temel gıda retimi ile uğraşırken, ok byk bir blm başkaları tarafından tketilen mal ve hizmetlerin retimiyle meşguldr. Bunun doğal sonucu olarak st dzeyde bir iletişim ve bilimsel ve teknolojik gelişim sz konusudur. Liberter komnizmi, kapitalizmden ayıran mal ve hizmetlerin tketicilerine dağıtımının ya da aktarımının, tketicilerin retim srecine olan katkılarına bakılmaksızın, onların ihtiya ve arzularının giderilmesi temelinde yapılmasıdır. Para ya da cret diye bir şey yoktur ve mallar para ile ya da aynı değerde olduğu dşnlen bu değer ister malın retimi iin gerekli zaman ile, ister başka bir l birimi ile llsn başka mallarla takas edilmez.
Kapitalist toplumun işleyişine ve mantığına alışmış olan bizler iin, bu anlattığımız bir samalık ya da gerekleşmesi imknsız bir hayal gibi grnmekte. Liberter komnizmi aıklamak iin şu noktayı da eklemek gerek: Liberter komnistler (retim aralarındaki) zel mlkiyet, sınıflı toplum, para ve cret ilişkilerinin hepsinin kapitalist toplumun birbirleriyle ilişkili ğeleri olduğuna inanırlar. Ve toplumu bu ğelerin bir kısmını yok ederken diğerlerini srdrerek değiştirme girişimi rneğin sosyalizmin nerdiği gibi sınıflı toplumu ve zel mlkiyeti ortadan kaldırırken, parayı ve creti srdrmek, sadece ve sadece istikrarsız ve elişkili bir karışıklığa yol aacaktır. Ve bu karışıklık tam komnizme vardırılmazsa, ancak kapitalist dinamiğin grece istikrarına geri dnş getiren bir yıkılış ile son bulacaktır. Bir başka deyişle liberter komnistler kapitalizm sonrası toplumu, sosyalizmin nerdiği gibi bir yanı eksik olarak kurma girişimleri, komnizme değil ama kapitalizme geiş aşaması olarak sonlanmaya mahkm olduğuna inanırlar. 20. yzyılın deneyiminin de, en azından Marksist devlet sosyalizmi projesi aısından bunu doğruladığını dşnrler. Leninizmin ve onun 57 farklı varyasyonunun liberter komnist eleştirisi, leninizmin liberter olmadığını değil, komnist olmadığını vurgular.
Bu noktada şunu vurgulamalıyız ki, liberter ya da anarşist komnizm terimini kullanarak, komnizmin devlet sosyalistleri tarafından kirletilmesine karşı olan tavrımızı ortaya koymaya alışıyoruz. Yoksa otoriter ya da devlet sosyalizmine bir alternatif sunma derdinde değiliz, zira otoriter sosyalizm terimi elişkili bir terimdir. Devlet otoritesini kullanmak hatta varolmak iin cret ilişkisine ihtiya duyar. Sırp başbakanı Slobodan Miloseviin cretleri denmemiş diğer kamu emekilerinin gsterilerini bastırmakla grevlendirilen Sırp toplum polisinin cretlerini demeyi bıraktığında grmş olduğu gibi, cretli zor kullanıcılar olmadan devlet otoritesini uygulayamaz.
Bu anlamda komnizm her zaman liberter ya da anarşisttir, nk cretin kaldırılması, polis, ordu ya da brokrasi gibi devlet organlarını şekillendiren emir-komuta ilişkisinin kaldırılmasını da beraberinde getirir.
Devleti sosyalizmin olumsuzlukları yakın tarihte aık bir şekilde ortaya ıkmış olsa da, liberter sosyalizm projesini de değerlendirmemiz gerekir. Liberter sosyalizm toprak ve retim aralarının ortak mlkiyete alındığı, fakat emeğin rnlerine reticileri tarafından sahip olunan ve bu rnlerin başka rnlerle retimlerinde harcanmış emek zamanına dayalı olarak takas edildiği bir dzendir. Liberter komnistlerin iddiası şudur ki byle bir sistem tm reticileri birbirlerinin rakibi haline getirir. Emek zamanına dayanan takas dzeni retkenlik paradoksunu doğurur: kişinin verili bir rn retmede harcadığı zaman ne kadar fazla olursa, onu bir başkasının o kadar fazla rn ile takas edebilir. Tersinden de kendi rn retmede kişi ne kadar verimli ise, takas ederken o kadar az karşılık alır. retkenlik paradoksu, emek değerinin verimsizliği teşvik edici olması, verimliliği caydırmasıdır. Kapitalizmin verimliliğin artırımını bir idari fonksiyon olarak, retken işgcnn ıkarlarına zıt bir şekilde uzmanlık dalı haline getirmesinin sebebi budur. retimdeki sınıf mcadelesinin kkenleri, emek zamanı değerine dayalı takastan kaynaklanan retkenlik paradoksunda bulunabilir.
Bireysel ıkarların rekabet iinde olduğu bir dzen, insanların birbirlerini dostları olarak değil de potansiyel rakipleri olarak grmeleri ve genel iin iyi olan yerine kendi dar ıkarlarının peşinden koşturmaları gibi olumsuz bir etki yaratabilir. O zaman hastalığı tedavi etmek iin cret alan doktorlarımızın, hastalığın ortaya ıkışının engellenmesi ile pek ilgilenmemeleri srpriz olmaz.
Ancak bireysel rekabet dzeninin yarattığı en byk ktlk olan herkesin herkese karşı savaş halinde olması bellum omni contra omnes olgusu, bizim en nemli toplumsal rnmz olan iinde yaşadığımız toplumun yabancı bir teki haline gelmesi sonucunu doğurur. Bu tekileşmiş ve yabancı varlığı hibirimiz kontrol edemeyiz fakat hepimiz onun tarafından kontrol ediliriz. Herkes herkes ile toplumsal retimden aldığı ufak bireysel payı maksimize etmek iin rekabete giriştike, iinde yaşadığımız topluma sahip olmaktan ıkarız. Liberter komnistler, kapitalist ilişkiler altında payımıza dşen sahip olduğumuz nemsiz toplumsal rn birikiminden vazgeip, onun karşılığında aslında bizim bir rnmz olan toplumun tmnn gidişatı zerinde bir sahiplik ve kontrol elde etmenin herkes iin hem maddi aıdan hem de zgrlk aısından net bir kazanım ile sonulanacağına inanırlar. Bunlar gerekten gzel szler, fakat buradan mantıksal olarak şunu ıkarabiliriz ki eğer kişinin kendi emeğinin rnleri zerindeki bireysel mlkiyet haklarından vazgeip yerine kapitalizm sonrası toplumunda ortak mlkiyete getiğinde, bu herkes ya da insanlığın byk bir blm iin net bir zarar anlamına gelirse liberter komnistlerin haksız oldukları ortaya ıkar. Dahası tarihin sonunun geldiğini ve kapitalist dnyanın tm olası dnyaların en iyisi olduğunu savunan kapitalist iddiaya inananların haklılığı kanıtlanmış olur.
Gnmze kadar bu sorun tm muhatapları tarafından bir devrimin bu yakasında, yani devrim yapılmadan ve devrim deneyi yaşanmadan zlemeyecek bir sorun olarak grld. Ancak son birka yıldır bugnk kapitalist toplumda bile bu nkabul şpheye dşren yeni gelişmeler yaşanmakta.

Komnn tesine merkezsiz anarşi

Sz konusu yeni gelişmeleri incelemek iin yeniden bir tarihsel anlatıya girişmeden nce, retim srecinin bazı diğer ynlerini, hem kapitalizm altında geliştiği biimiyle hem de kapitalizm-sonrası ilişkiler iinde gelecekte nasıl gelişebileceği aısından incelememiz gerekir.
İlk eğilim retimin giderek artan bir şekilde blgesel olmaktan ıkması. Bundan kastımız spesifik bir blgeye bağlı olmayan retim sahalarının sayısının giderek artması. Gıda retimi yani tarım blgeseldir yani spesifik bir yerde olur ve biter. Ekini topladığınız toprak parasının nceden hazırladığınız ve ekim yaptığınız toprak parası olması gerekir. Sonu olarak tarım zerinden geinmenin hkim retim biimi olduğu insanlar ve tarihsel dnemler iin retimin yapıldığı blgede yaşamak byk lde tipikti. Bu yerleşmiş tarım toplulukları retimi, tketimi, yeniden retimi ve neredeyse tm toplumsal etkileşimleri tek bir meknda birleştirmişlerdi. Bu byk lde kendi yeterli olan ve potansiyel olarak kendi kendini ynetebilecek olan topluluk on dokuzuncu yzyıla yani kapitalizmin ykselişine kadar, yeryzndeki hemen her kltrde yzyıllardır varlığını srdrmş olan bir toplumsal biimdi. Bu biim anarşistlerin ve on dokuzuncu yzyıl ile yirminci yzyılın başlarının diğer farklı ilerici eğilimlerinin tasavvuru zerinde gl bir etkiye sahipti. Rusyanın miri Kropotkinin liberter komnizmini etkilediği gibi, İspanyol ve daha zelinde Endls pueblosu CNTnin Isaac Puentesinin grşlerini etkiledi.
Fakat retkenlik dzeyleri ve onunla ilgili olarak işblm arttıka, emeki kesimlerden daha fazla ve daha fazla insan tarımdan ve kırsal kesimden uzaklaştırıldı ve kentlere yneldi. Başlangıta bu tarımsal olmayan yerleşimlerin bir kısmı blgesel olarak spesifik retim merkezleri idi, rneğin madenler, balıkılık yapılan limanları vs. Bu son nokta bizi nemli bir yere gtryor; tarımsal olmayan yerleşimler, en azından retemedikleri gıdayı kentsel alana getirmek aısından malların ve insanların akışını zorunlu kılar. Aslında kentsel alanların gelişiminden nce de, tarımsal yerleşimler marjinal fakat son derece gerekli olan gebe topluluklar ile etkileşim ierisindeydiler ve onların aracılığıyla yerel olarak retmeleri imkansız olan rnlere ulaşabiliyor ve uzak diyarların kltrlerinden ve oralarda olup bitenlerden haber alıyorlardı. Yerleşik ve gebe topluluklar arasındaki derin anlayışsızlık ve karşılıklı şphecilik uurumlarına ve sayıca stn olan yerleşiklerin azınlık olan gebeleri retken topluma dhil grmeme eğilimine rağmen iki grup toplumsal btnlğn karşılıklı olarak birbirine muhta olan bileşenleridir. Bu noktada gebe toplulukların katkılarının blgesel-olmayan doğasını hatırlatmakta fayda var.
Sanayileşme ilerledike hareket ettirilemez devasa tesisler haline byk merkezi işyerlerinin ortaya ıkması blgesel (toprağa bağlı, sabit) retim biiminin devamını getirdi. Bu aşamada imalathanelerin ve fabrikaların emekileri onların glgesinde yaşamaktaydı ve emekiler işe yryerek gidiyordu. İşyerinde yaşanan anlaşmazlıklar mahallelere yansıyor, mahallelerde yaşanıyordu. Sınıf mcadelesi mahalli idi.
Ancak devam eden uzmanlaşma, toplumsal retimin altblmlere ayrılması ve yeni retim alanlarının ortaya ıkışı retimin giderek artan oranda blgesel olmaktan ıkmasını getirdi. Pek ok işyeri bir yerden brne az ok taşınabilir hale geldi. retimin bu şekilde blgesel olmaktan ıkması zellikle maddi olmayan retim iin son derece belirgin, rneğin bilginin retimi ve iletişimsel işler giderek artan oranda nem kazanan bir toplumsal retim alanı. İletişim her trden toplumsal retimin zorunlu bir parası ve yzyze iletişim maliyet ve verimlilik aısından rakipsiz kalmaya devam ettike, işyerinin bu iletişimin kurulması iin fiziksel bir araya geliş noktası olarak yeri doldurulamaz bir rol olduğu aık. Son gnlerde telekomnikasyon teknolojisindeki ilerlemeler sonucu blgesel olmaktan tamamen ıkan toplumsal retim srecinin ortaya ıkışına şahit oluyoruz katılımcılarının bir araya gelme gereği duyduğu bir işyeri olmayan retim sreci.
Bir toplumsal alan ise byk oğunluk iin blgesel kalmaya devam etti, evsel alan, yani yaşadığımız yer. Değişen şu ki bu evsel ve yeniden retimsel alan artık retken bir alan, yani retimin yapıldığı blgeler ile doğrudan alakalı olan bir yerde bulunmuyor. Herhangi bir verili kentsel mahallede sakinler tipik olarak pek ok farklı yerlerde ve işlerde alışmaktadır ve sabit bir işyeri olmayanlar dahi vardır. Aynı şekilde sabit işyerlerinde işiler değişik mahallelerden gelmektedirler. Kırsal topluluktan farklı olarak artık retimi, tketimi ve yeniden retimi ilgilendiren tm meselelere dair kararların onlardan doğrudan etkilenenler tarafından alınabileceği tek bir biraraya gelme noktasından sz edilemez. İnsanların sonularından etkilendikleri kararların alınmasına katılmaları iin pek ok sayıda farklı, her biri farklı bileşenlere sahip iletişimsel birliğe katılmak zorundalar. Bu merkezsizleşme etkisi toplumun yeniden inşasında kullanılacak olan temel toplumsal biim olarak komn idealinin artık geersiz olduğunu ilan etmekte. Eski federalist grş nerdiği yerelden kresele uzanan dallanan bir ağa şemasını andıran yukarıdan aşağıya otoriter bir şekilde değil de, tabandan yukarıya doğru demokratik bir şekilde işleyen dzenli karar alma yapısının yerini, birbiriyle etkileşim halinde fakat birbirinden ayrı olan ağların hkim bir merkezi olmayan eşitliliği ve okluğu almak zorunda. Komn ld, yaşasın komn!

Parasız Yazılım ve Zihinsel Mlkiyet

Şimdi soyutlamalardan uzaklaşıp daha nceden andığımız, kapitalist sınırlamalar olmaksızın işleyen retimin verimliliğini pratik olarak test etme ihtimalimize dair varsayımlarımızı tmden değiştiren gerek tarihsel gelişmelere dnmenin vakti geldi. Gerekten de son yıllarda herhangi bir devrimci ya da anti-kapitalist hareket ile tamamen alakasız bir şekilde byle bir pratik deneyim yaşanmakta. Bu deneyim kapitalist şirketlerin bilişim alanında yaptıklarına karşı bir tepki olarak doğdu. Parasız yazılım ve aık kaynak hareketlerinin ykselişinin tarihi kendi başına bir hikyedir ve bu tarihin yazılması iin henz erkendir. Medya ve akademiden kimi araştırmacılar bu fenomeni aıklamaya ve zel olarak da kapitalist ekonominin szde olumlu doğasına dair savunulan kimi iddiaları yalanlayan yanlarını anlamaya abalayan bazı kitaplar yazdılar. Kısaca aktarmak gerekirse parasız yazılım hareketi binlerce yazılım reticisinin ve bilgisayar korsanının para kazanmaksızın ortaklaşa alışarak yarattığı bir hareket. Bu ortaklaşa alışma sonucunda ortaya ıkan tm yazılım sistemlerine reticileri sahip olmuyor, bu sistemler herkesin malı oluyor.
10 yıldan kısa bir srede tamamen gnll olan ve cretsiz alışan tketici reticilerin ortak ağı bir işletim sistemi retti GNU/Linux. Bu sistem, kresel kapitalizmin en başarılı yksek-teknoloji şirketi olan Microsoftun en temel ticari rn ile başa baş olmak bir yana, pek ok aıdan ondan stn. Parasız yazılım hareketinin bu başarıya ulaşmak iin harcadığı kısa zamanı, Microsoftun rnne yatırdığı onyıllar ile karşılaştırdığımızda ve dahası cretsiz alışan bilgisayar korsanlarının bu işi boşzamanlarında yaptıkları gereğini de işin iine kattığımızda, cretsiz ve rn zerinde mlkiyet iddiası olmayan retimin greli verimliliğine dair gl bir argman elde etmiş olduğumuz net bir şekilde grlr.
Tahmin edeceğiniz gibi bu yeni gelişmeler biraz da, retilen şeyin, yani bilgisayar yazılımının doğasından kaynaklanmakta. Farkı anlamak iin gelin bir araba ile kıyaslama yapalım. Kavramsal olarak bir otomobilin retimini iki retim srecine ayırabiliriz. Birincisi arabanın tasarımının retimi, ikincisi de o tasarımdan hareketle bir arabanın retimi. Araba retiminde de geerli olan gibi seri retim tarzında fiziksel rn, yani gerek araba o araba modelinin tasarımını belirler. Yani her bir arabanın fiziksel paralarının retim maliyeti tm tasarımcıların cretlerinden ok daha fazladır. yle ki bir araba şirketinin, bir araba farının plastik kalıbının maliyetinde 5 kuruşluk bir azalma sağlaması iin, bir mhendisi iki yıl boyunca istihdam etmesi ekonomik aıdan mantıklıdır.
Buna tamamen zıt bir şekilde bilgisayar yazılımı sz konusu olduğunda bir yazılım rnnn kopyasını elde etmenin ve onu kullanıcıya ulaştırmanın maliyeti, orijinal tasarımı retmenin maliyeti ile karşılaştırıldığında son derece nemsizdir. Yani rn olan şey aslında tasarımın ya da prototipin kendisidir. Bu nemli bir nokta nk son rn ister 10, ister 1.000, isterse 1.000.000 kullanıcıya ulaşsın yazılım retmenin emek maliyeti değişmez. Bu durumun nemli bir sonucu var: bir yazılımı kendisi ile eş emek değerine sahip bir rn ile takas etmek imknsızdır. Bir yazılım reten bir bilgisayar korsanının bu işe otuz gnn harcadığını dşnelim. Bu kişi bu rn 30 kullanıcıya kendisinin 30 gnlk cretini karşılayan bir paraya satsın. Bu adil bir takas gibi grnyor. Fakat ya bu kişi daha sonra bu yazılımı başka 30 kullanıcıya, 300 hatta 300.000 kullanıcıya da satarsa?
Bir araba ile bir yazılım arasında başka bir fark daha var. Arabada eğer bir arıza bulunursa, tm diğer retilmiş arızalı arabalar teker teker tamir edilmek zorunda kalacaktır. Ancak bir yazılım sz konusu olduğunda kendi kopyasında bir arıza bulan ve onu tamir eden her kullanıcı bu tamiratı o programı kullanan herkesle sıfır maliyete paylaşabilir. Parasız yazılımın ortak retim srecini bylesine retken yapan şey rnn bu oğaltılma zelliği. Her yeni kullanıcı, rnn değerini potansiyel olarak arttıran bir pozisyondadır ve programı geliştirenler ve kullanıcılar arasındaki iletişim ve geribildirim, retim srecinin nemli bir parasıdır.
Yazılım retiminin emek değeri ile llmesini olanaksız kılan bir ikinci engel de mevcuttur: orijinal ya da yaratıcı emeğin metalaştırılamaz oluşu. Metalaştırılabilirlikten kastım, verili bir satın alınabilir maddenin takas edilebilir bir seviyeye indirgenebilir oluşu. yle ki sz konusu maddenin verili bir miktarı, aynı maddenin her hangi bir başka verili miktarına eşittir. Patatesler metalaştırılabilirdir, beş kiloluk bir patates uvalı, bir başkasıyla değiştirilebilir ve kişinin bu takastan değersel bir kazancı ya da kaybı olmaz. Kapitalist retimin mantığı emeği metalaştırılabilir hale indirgemektir, bu şekilde verili bir sayıdaki işilerin yarattığı rn, aynı sayıdaki bir başka grup işinin rn ile eşdeğerde kabul edilir. Ancak rn esas olarak bireysel orijinal yaratıcılığa dayandığı zaman bu sre işlemez. Yetenekli bir bilgisayar korsanının, geniş bir vasat yazılımcı grubunun aylar sresince rettiği programı, birka haftada retebilir olduğu iyi bilinir.
Parasız yazılım hareketi katılımcılarının ekirdek kadrosunun motivasyonunu sağlayan bir unsur da işte bu stn olma ihtimalidir. Bir şeyi iyi yapma başarısının kendisi de bir motivasyondur, zellikle de cretli-alışma koşullarımızın bizi yeteneklerimizin ok daha altındaki işleri yapmaya zorladığı bu toplumda. Parasız yazılım evresinde şyle bir deyiş vardır: insanlar ilgin buldukları işleri yaparlar. Aynı şekilde insanların ilgin buldukları işler, oğunlukla onların bireysel yeteneklerinin tmn harekete geiren işlerdir. Değişim değerinin, yani takasın sınırlamalarından kurtulan insanlar, toplumsal olarak zorunlu ortalama emek zamanlarını icra edecekleri etkinlik alanlarını zgrce belirlerler. yle ki byle bir ortalama zaman asla belirlenemez, tahmin edilemez olur. Doğal olarak kolektif bir emek srecine katılan yeteri kadar kişi aynı şeyi yapmayı başarırsa, genel sre her trl cretli retim srecinden ok daha retken ve başarılı olacaktır.
Yukarıda saydığımız durumlar eğer sadece grece yeni bir retim sahası olan yazılıma ve daha da yeni bir olgu olan parasız yazılım hareketine zg ve bu alanlarla sınırlı ise, o zaman ilgin bir vaka olmakla beraber pek fazla bir şey ifade etmeyeceklerdir. Ancak yazılımın pek ok zelliği tek bir tasarım rn ile onun potansiyel olarak sınırsız kopyasının ve bunların dağıtımının ok dşk maliyetli oluşu arasındaki ilişki aynı zamanda kitaplar, mzik, film, bilimsel ve akademik araştırmalar gibi pek ok diğer fikir rnleri iin de geerli, nk gnmzde internet bu rnleri kağıt, vinil ve selloit gibi maddelerin aracılığından kurtarmış durumda. Gerekten de Entellektel Mlkiyet Hakları tarafından kapsanan tm bir alan benzer şekilde adil bir değişim (takas) değerine indirgenme aısından problemlidir.
Dahası bu maddi olmayan rnlerin retimiyle uğraşan ekonomik etkinliğin miktarı giderek artmakta, yle ki kapitalist dnyanın merkezlerindeki temel sektr olma yolunda ilerliyor. Bu eğilim elbette ki toplumsal değişimin serpilmesine yol amaz. Ancak -parasız rn sunan retken ağların artışı ve tketicilerin fikir rnlerini doğrudan şekilde edinmesinin yaygınlaşması gibi- karşı eğilimler ile kapitalist zihinsel/entellektel mlkiyet savunusu arasında bir mcadele verilmektedir. Zihinsel mlkiyeti yaygınlaştırma ve savunma mcadelesinde kapitalizmin savunucuları, takasın merkezi meşrulaştırıcı ğesinin yani emek değer teorisinin altını oymaktalar. zgrlk komnistlerin rol bugn de gemişte olduğu gibi pek ok aıdan aynı kaldı: bir yandan sınıf mcadelesinin bugnk dinamiklerine aktif şekilde katılmak, br yandan da kapitalist ilişkilerin tesinde bir geleceği savunmak. Ancak bugn kapitalizm sonrası takastan arınmış ortak retim srelerinin artık hipotez olmaktan ıkıp gereklikte hayat buldukları gereği bizim iin bir avantaj. Bunun tersine kapitalizmin savunucusu ortodoks apolitik ekonomistlerin, insanların paranın teşvik ediciliği olmadan asla toplumsal olarak yararlı rnler retmeyecekleri iddialarının boş birer hipotez oldukları ortaya ıkmıştır.

Notlar:

[1] 1642 1649 İngiliz İ Savaşını kastediyor. .n.
[2] exchange anlamında genelde takas kelimesini kullanmayı uygun grdk. Değiş-tokuş, mbadele ya da değişim kelimeleri de kullanılabilirdi ve değişim kelimesi metinde yer yer kullanıldı. rneğin politik ekonominin nemli bir kavramı olan exchange value, genelde değişim değeri olarak evrilir. .n.
[3] An Inquiry into the Principles of the Distribution of Wealth Most Conducive to Human Happiness
[4] Bentham tarafından savunulan faydacılık akımına ilişkin. .n.
[5] Hacker terimini bilgisayar korsanı olarak evirdik.

İngilizce Orijinali:

Related Link: http://www.anarkismo.net/newswire.php?story_id=1555
This page can be viewed in
English Italiano Deutsch
#Nobastan3Causales: seguimos luchando por aborto libre en Chile

Front page

[Colombia] Entre la crisis actual y las posibilidades latentes

Nota sobre o atual cenrio da luta de classes no Brasil

Devrimci Anarşist Faaliyet: "The states project of eliminating revolutionary opposition hasnt finished yet"

Μετά την καταστροφή τι;

Aufruf zur Demonstration am 2.9.2018 in Unterl "Rheinmetall entwaffnen Krieg beginnt hier"

Mass protest in central and southern Iraq

Ecology in Democratic Confederalism

[Colombia] Perspectivas sobre la primera vuelta de las elecciones presidenciales de Colombia 2018

Call for Solidarity with our Russian Comrades!

8 reasons anarchists are voting Yes to Repeal the hated 8th

Comunicado de CGT sobre la Nakba, 70 aos de dolores para el Pueblo Palestino

[ZAD] Les expulsions ont commenc, la zad appelle se mobiliser

Assassinato Poltico, Terrorismo de Estado: Marielle Franco, Presente!

La Huelga General del 8 de Marzo, un hito histrico

A interveno federal no Rio de Janeiro e o xadrez da classe dominante

Halklarla Savaşan Devletler Kaybedecek

Σχετικά με τον εμπρησμό

Ciao, Donato!

[Uruguay] Ante el homicidio de un militante sindical: Marcelo Silvera

[Argentina] Terrorista es el Estado: Comunicado ante el Informe Titulado "RAM"

[Catalunya] Continuisme o ruptura. Sobre les eleccions del 21D

Reconnaissance par Trump de Jrusalem comme capitale d'Isral : de l'huile sur le feu qui brle la Palestine

Noi comunisti anarchici/libertari nella lotta di classe, nell'Europa del capitale

Luttons contre le harclement et toutes les violences patriarcales !

2005-2018 Anarkismo.net. Unless otherwise stated by the author, all content is free for non-commercial reuse, reprint, and rebroadcast, on the net and elsewhere. Opinions are those of the contributors and are not necessarily endorsed by Anarkismo.net. [ Disclaimer | Privacy ]