user preferences

New Events

Uluslararası

no event posted in the last week
Recent articles by Glnr Acar-Savran
This author has not submitted any other articles.
Recent Articles about Uluslararası Cinsiyet

La apropiacin patriarcal del discurso feminista Feb 16 19 by Paula Fraga Arias

La Huelga General del 8 de Marzo, un hito histrico Mar 12 18 by SECRETARIADO PERMANENTE DEL COMIT CONFEDERAL

8 Μάρτη: Ενάντι... Mar 08 18 by Aναρχική Συλλογικότητα mⒶnifesto

Glnr Acar-Savran'la Rportaj

category uluslararası | cinsiyet | interview author Wednesday November 01, 2006 16:41author by Glnr Acar-Savran Report this post to the editors

Kara Kızıl Notlar Dergisi'nin Temmuz-Ağustos-Eyll 2006 Sayısından Alınmıştır.

Trkiyede sosyalist feminizmi savunan en bilinen kişilerden biri olan Glnur Acar Savran 1976 yılından başlayarak asistan olarak alıştığı İstanbul niversitesi Edebiyat Fakltesi Felsefe Blmndeki grevinden YK Yasasının ıkmasıyla birlikte istifa etti. Boğazii niversitesi Sosyoloji Blmnde iki dnem, Mimar Sinan niversitesi Sosyoloji Blmnde ise dnem ders veren Savran pek ok kitap ve makaleye imza attı. 1988-1990 yıllarında Trkiye'deki ilk sosyalist feminist dergi olan Kakts ve daha sonraki yıllarda da Pazartesi dergisinde yazılar yazdı. rportajını sosyalist feministlerin eşitli konulara yaklaşımlarını ve zellikle radikal feminist Chistine Delphy ile ayrışım noktalarını zetleyen Pazartesi dergiside Şubat 2005de yayınlanan rportajı tekrar yayınlıyoruz. Feminizm iindeki ayrışma noktalarına grmek aısında aıcı olan bu rportajın tartışmalara katkısın olacağını umuyoruz.

Pazartesi- Kadınların ezilmesini nasıl tanımlıyorsunuz? Daha doğrusu kadınları ezen kim? Sistem mi? Hangi sistem? Kapitalizm mi, ayrımcılık mı yoksa?

Glnur Acar-Savran- Tabii ki kadınları ezen, baskı uygulayan, şiddet uygulayan, smren erkekler. Fakat bunu syleyip burada duramayız diye dşnyorum. nk bir toplumsal tahlil yapmak ve buradan politik bir perspektif ıkarmak iin, bu erkeklerin toplumsal konumlarını belirlemek gerekiyor. Bugn, kadınları patriarkal kapitalizm ya da kapitalist patriarka iinde konumlanmış, belirli toplumsal ilişkiler İinde yer alan erkekler eziyor. Ve bu toplumsal ilişkileri ifade eden de benim aımdan, patriarkal kapitalizm ya da kapitalist patriarka. Kadınlar ve erkekler bir egemenlik ilişkisi iinde tanımlanmış iki toplumsal grup oluşturuyor. Bu toplumsal gruplardan biri egemen, erkekler, diğeri de ezilen toplumsal grup, yani kadınlar. Egemen olan erkekler, kadınların emeğine, kimliğine, bedenine el koyuyor; kadınların bedenini, emeğini, kimliğini denetliyor. Egemen olan toplumsal grubun mensupları, yani erkekler bu egemenlikten eşitli ıkarlar sağlıyor; ok somut, maddi ıkarlar... Hem kapitalist patriarka ya da kapitalist patriarkadan sz edip, hem de kadınları ezenlerin bizzat erkekler olduğunu sylemenin anlamı bu. Ayrımcılığa gelince: Ayrımcılık bu egemenlik biiminin sadece bir boyutunu ifade eden bir terim. Kadınların eşitli alanlardan ve faaliyetlerden dışlanmasını ve kadınlarla erkekler arasında haklar ve imknlar aısından eşitsizlik olduğunu ifade ediyor. Ama, bunun yanısıra, bu egemenliğin ok daha kkl, derinlerde kk salmış boyutları var. Smr byle bir şey. Baskı, şiddet byle bir şey.

P.- Smr kısmını nasıl aıklıyorsunuz? Kitapta da Christine Delphy ile tartıştığınız nokta da bu değil mi?

G.A.S.- Delphy'den esas ayrıldığım nokta şu benim: Btn erkekler btn kadınları aynı biimde smrmyor. Ev emeği bağlamında eşitli el koyma, smr biimleri var. Bazı kadınlar, sadece ev iinde karşılıksız emek harcıyor, tam zamanlı ev kadınlığı yapıyor. Ve emeklerine bu biimde el konuluyor. Bu tamamen kle smrsne benzeyen bir smr biimi. Başka bazı kadınlar hem kamusal alanda cretli işlerde alışıyorlar hem evde karşılıksız emek harcıyorlar. Bu kadınla evde maruz kaldığı smr, kle emeğinin smrsnden farklı. Kadınlar aile işletmelerinde de karşılıksız emek harcıyorlar. Oradaki smr, dar anlamıyla patriarkanın smrs, yani aile babasının btn aile yeleri zerindeki smrs. Dolayısıyla, btn kadınlar btn erkekler karşısında tek bir smrye tabi değiller. Farklı farklı el koyma, smr biimleri var.

P.- Ev iindeki smr iin de mi patriarkal kapitalizm kavramını kullanıyorsunuz?

G.A.S.- Evet. Kapitalizme zg yeniden retim alanı o. Ama kuşkusuz orada da bir emek harcanıyor, retim yapılıyor. Orada da bir smr ya da koyma var. Smr kavramını btn kadınla durumunu aıklayan tek bir bilimsel kategori olarak kullanmamamın nedeni, farklı smr biimlerinin olması.

P.- Patriarkal smry yoğun biimde yaşayan ev kadınları aısından Trkiye koşullarında zgrleşmenin olanaklarını biraz aabilirmisiniz, grnmeyen emeğin grnr kılınmasının tek imkanı kamusal alana ıkmak mıdır?

G.A.S.- Kamusal alana ıkmak, cretli bir işte alışmak politik olarak kendini ifade etmek, eğitim kltr haklarından yararlanmak tabii ki kadın iin zgrleşmenin bir boyutudur. Fakat benim szn ettiğim grnmeyen emeğin grnr kılınması meselesi bundan ok farklı bir şey. Kitapta, grnmeyen emeğin grnr kılınması iin olası yollardan biri olarak kamusal alandaki bakım işlerinin değerinin ykseltilmesinden sz ediyorum Kamusal alandaki bakım işlerinden kastım, ocuk bakım merkezleri, sağlık kurumları, yaşlılar iin merkezler vb... Buralarda alışanların emeğinin nitelikli emek haline getirilmesi, yani bu işler iin verilen eğitimin dzeyinin ykseltilmesi... İşte bu emeği değerli hale getirmek, dolaylı olarak ev emeğini grnr hale getirir, bu emeğe değer verilmesine yol aar. Tabii ki tek başına bu yeterli değil. Ev iinde emeğin grnr hale gelmesi ve değer kazanması iin başka yntemler de mmkn. Bunlardan en etkilisi, en arpıcısı, tabii ki kadınların ev emeğinin llmesi. eşitli lkelerde sosyal politikalara temel oluşturması aısından llyor kadınların evde harcadıkları karşılıksız emek. Ve bu lmlerde kadınların Evde harcadığı karşılıksız emeğin devasa bir miktar oluşturduğu ortaya ıkıyor. Bu emeği lmenin iki yntemi var. Bir tanesi daha yaygın; diğeri zaten pek kullanılamayan bir yntem anladığım kadarıyla. Daha yaygın ve elverişli Olan yntem şu: Bakım ve ev İşleri kamusal ilanda ya da evlerin iinde cret karşılığı yapıldığında, bu insanlara, profesyonellere denen cretler gz nne alınıyor. Kadınların ev iinde yaptıkları İşlere harcadıkları zaman gz nne alınıyor. Ve bu temelde kadınların ev iinde harcadıkları emeğin değeri, ortaya ıkıyor. Bunun tabii bazı zorlukları var. nk, ev iinde yapılırken bu işler, dışarıda yapıldığından farklı olarak (ya da ev iinde cret karşılığı yapıldığından farklı olarak) birbiriyle i ie gemiş bir şekilde yapılabiliyor, dzensiz, bir biimde yapılabiliyor;sırası yok, mesaisi yok. Bir yandan ocuğu uyuturken, bir yandan t yapmak, bir yandan brnn devini dinlerken bir yandan da fasulye ayıklamak mmkn. Dolayısıyla da, burada belli zorluklar var. Ama sonu olarak yapılabiliyor. Ve ok şeyi ortaya ıkarmış oluyor, emeğin llmesi iin ikinci yntem ve daha zor olan daha az kullanılan yntem ise şu: Ev kadının dışarıda cretli bir işte alıştığı zaman yaptığı iş, ya da eğer meslek sahibiyse mesleği, ne kadar cret getirirdi o kadına, buna bakılarak bir değer biiliyor. Fakat, bu da tabii ok karmaşık bir hesabı gerektiren bir şey. Burada şyle bir sorun var: O kadın doktorsa, doktorluk yaparken alacağı cretle, ev işlerine harcadığı emeğin değeri aynı değil. Bu toplumda değil. nk bu toplum eşitsiz, hiyerarşik bir toplum. Ama bu iki yntemden sz etmek mmkn. Kadının ev iinde harcadığı emeği grnr kılmak iin izlenecek nc bir yol da, eşitli sosyal hak talepleri: rneğin ev kadınları iin Sağlık sigortası, emeklilik. nk, bu şekilde kadınların ev kadınları olarak da alışanlar olduğunun adı konmuş oluyor. Bu da yine emeğin grnr hale gelmesi iin bir yntem, tabii getiğimiz dnem medeni kanunda yapılan yeni mal rejimi dzenlemesi de byle bir grnrlk sağlıyor. Kuşkusuz yalnızca mlk olan ailelerde somut bir sonucu oluyor bu mal rejiminin, ama ideolojik olarak nemli btn kadınlar aısından da: Sonuta bu mlkn yaratılmasında kadının da emek harcamış olduğunu dolaylı olarak ortaya ıkarıyor. Tm bu yntemlerin dışında, bu taleplere ve bunların kadınlara getirdiği kısmi gce dayanarak, ev ve bakım işlerinin cinsiyetler arasında eşitliki bir iş paylaşımı iin mcadele dananın kuyruğunun kopacağı yer. Bunun bir yolu, medeni kanunda, evlilik tanımında, tarafların kimliklerinin, devlerinin, sorumluluklarının tanımlandığı yerlerde erkeklerin ev işlerinden sorumlu olduğunu,onların da ykmllğ olduğunu bakım ve ev işlerinin, eşit paylaşım gerektiğinin kaydedilmesi. Kendi başına bir şey sağlamayacak olsa bile, bu da ideolojik mcadelede kadınlara g kazandıracak bir şey.

P.- Trkiye deki farklılıklara yapılan vurgu, ok kltrc bir anlayıştan ok, varolan karma ve karma olmayan rgtlerin bir araya gelmemesinin bir zm olarak farklılıkların mutlaklaştırıldığı ama zayıf bağlarda rlen bir rgtlenme pratiği olarak yaşanıyor. Trkiyeli feministlerin konumunu bu erevede tartışabilir misiniz?

G.A.S.- Son yıllarda ben, her tr rgt, yapı ve eylem dışında kaldığım iin bu konuda ok fazla şey sylemekten ekmiyorum. Benim aımdan, kadınlarla erkekler arasındaki nesnel ezme ezilme ilişkisi, egemenlik ilişkisi, kadınlar arasındaki btn farklılıkların tesinde, kadınların bir kolektif politik zne olarak davranmalarını mmkn kılan bir şeydir. Buradan bir olanak ıkar. Tabii ki bu, kendiliğinden olan bir şey değildir. Nesnel konumun politikaya tercmesi, politik taleplerle ifadesi ve kolektif politik İradenin oluşturulması politik bir sretir. Kadınlarla erkekler arasındaki btn farklılıklara rağmen bunun mmkn olduğunu dşnyorum. Bu sorudan somut olarak şunu anlamalıyım herhalde: Sosyalist rgtlerde ve Krt rgtlerinde alışan kadınlar bir yanda, feminist yapılarda alışan kadınlar bir yanda, bunların arasındaki karşılıklı ilişkiler problemi. İki şey syleyebilirim bu konuda. Biri, politikalar aısından feministlerin konumlarının ne olduğu, ne olabileceği; bir de rgtsel yapılar ve sayısal eşitsizlik aısından meseleye nasıl yaklaşmak gerektiği. Politikalar aısından bir rnek şu: Trkiye'de Krt kadınlar eskiden beri hep ifade ettiler, ediyorlar da, kadınlıklarını her zaman Krt kadınlar olarak yaşıyorlar. Krt kadınlar olmanın dışında bir kadınlık hali yaşamadıklarını ifade ediyorlar. Her zaman Krt olmanın dolayımından geiyor onların kadınlığı. Ve bu bence yadsınamayacak bir şey. Aslında sadece Krt kadınları İin de sz konusu değil. Başka lkelerde siyah kadınlar da yle tanımlıyorlar. İşi kadınlar iin aynı şey sz konusu olabilir. Bence, zaten, st ve orta sınıftan, beyaz, heteroseksel, egemen ulustan olmayan tm kadınlar iin sz konusu bu. Yani, birden fazla ezme ezilme ilişkisinde, ezilen konumunda olan kadınlar, kadınlıklarını hep bu ezilmişliklerin szgecinden gemiş olarak yaşıyorlar. znel durum bu. Nesnel olarak, biz erkek egemenliğinden, btn erkekler karşısında btn kadınların bir kolektif irade oluşturabileceğinden sz ediyorsak da, znel olarak yaşanışı byle. Fakat ben hl hareket İinde, politikaların saptanmasında, değerlendirilmesinde bir takım nesnel ltlerin mmkn olduğunu dşnyorum. Eğer bir kadın kurtuluş hareketinden sz ediyorsak, bu nesnel ltlerin mmkn olduğunu dşnyorum. Yeniden Krt kadınlar rneğini ele alacak olursak: Ezilen ulusların, ayrımcılığa uğrayan etnik grupların, ırkların kadınları iin aile ve analık-doğurganlık yceltmesi yapmak hep bir olasılıktır. Ezilen uluslar, ayrımcılığa uğrayan ırklar bu dşman ortamlarda aileyi bir sığınak olarak algılayabilirler. Dolayısıyla znel olarak kadınlık hallerini yaşayışlarında aile, onlar iin olumlu bir anlam taşıyabilir. Keza analık ve doğurganlık ulusal hareketlerde, ezilen uluslar sz konusu olduğunda bir ulusal kimliği ortaya koymanın bir yolu olarak grlebilir. Bir de tabii ulusal hareketlerde asker doğurmak diye bir şey vardır. Bu znel eğilimlere rağmen, ben feminizm aısından, erkek egemenliğinin nesnel tahlilinden bazı ltler tretmek mmkndr diye dşnyorum. Aile, analık kurumu ve doğurganlığın yceltilmesi, feministlerin ne olursa olsun eleştirmeye hakları olan şeylerdir. Farklılıklarımız diyerek, Krt kadınları kadınlıklarını ulus kimliği dolayımından geerek yaşıyor diyerek, bunu hoş gsteremeyiz. Eğer kadın kurtuluşundan sz ediyorsak, bunların yceltilmemesi ve politikalarda buna zen gsterilmesini talep etmek, bu hareketteki feministlerin hakkıdır. Bu bir rnek. Nesnel konumun neden bize eleştiri kriterleri verdiğini anlatabilmek iin bu rneği verdim.
Kadın hareketi kavramını kullananlarla kadın kurtuluş hareketi kavramını kullananlar arasındaki İdeolojik fark da nemli galiba. nk kurtuluş kelimesi ortadan kaldırıldığında, farklılıklarımızla yanyana durmak gibi kavramlara daha ok yer aılıyor... Kadın hareketinde kadınlar İin br şey yaptığını iddia eden herkese yer var. Ve burada nesnel kriterler getirmek ok zor. Devlet, sermaye, herkes orada at koşturuyor. Dolayısıyla ben, kadın kurtuluş hareketi ve feministler aısından değerlendiriyorum durumu. Geriye dnp, meseleye rgtsel yapıların ağırlığı aısından ve sayısal aıdan baktığımızda, karma rgtlerin kaınılmaz olarak sayısal stnlğ var. Bu byle de olacaktır. rgtlenme ilkesi itibariyle de byledir. Dolayısıyla da karma rgtlerden gelen kadınların kadın hareketi ierisinde feministleri marjinalleştirmesi her zaman bir potansiyel tehdit. Byle olunca, gemişten beri feministlerin hep yaptığı gibi, sayıların ne ıkmayacağı eylemlere, feministlerin kendilerini ifade edebileceği eylem biimlerini zorlamak, savunmak yapılabilecek şeylerden bir tanesi. İkincisi de hep bildiğimiz, karma rgtlerin erkeklerinin kadın hareketine bulaşmasını engellemeye alışmak. Bunun tesinde feministlerin ideolojik olarak, kadın kurtuluş hareketinde bir stnlkleri olduğunu dşnyorum. nk btn tahlil ve politikaları kadın kurtuluşu aısından geliştirilmiş tahliller ve politikalar. Dolayısıyla da karma rgtlerden gelen kadınların feministlerin kendilerini ifade etmelerinde onlara yol amalarının nemli olduğunu dşnyorum. Bu, o kadınların kendileri iin de gerekli. Gerek kendi karma yapıları İinde kendi szlerini syleyebilmeleri iin, gerekse de kendi zgl alanlarının mcadelesi dışında kadın kurtuluşu İin mcadele etme imknına sahip olmaları iin, buna yol amak onların da yararınadır diye dşnyorum. Fakat bunun tesinde sihirli bir forml yok. Tabii gnmzde feminist hareketin irtifa kaybetmesiyle bağlantılı olarak da bu mesele iyice gleşti diye dşnyorum. Başka bir yerde de syledim. DP'nin kuruluşuyla birlikte, ok fazla feminist enerjinin DP'ye akıtıldığını, dolayısıyla da karma rgtlerden kadınların da katıldığı harekette, feministlerin kendi yapıları ve kendi kimliğiyle varolmalarının daha da gleştiğini syleyebiliriz. Burada bir de kişisel zeleştiri: DP'nin kuruluş srecinde bu kadar byk bir riski ngrememiştim.

P.- Ama karma rgtlerdeki feminist kadınlar zerinden o rgtlerdeki kadınlar ve erkeklerin etkilenmesi mmkn değil mi?

G.A.S.- Mmkn tabi. Bunun iin alışılmalıdır da. Karma rgtlerde feminist ideolojinin bazı politikaları feminist eleştirinin szgecinden geirmesi mmkn ve bu hepimiz aısından bir kazantır. Ama bence, feminist yapıların ayakta kalması iin yeterli zen gsterilmedi DP'nin kuruluşunda ve sonrasında.

P.- Kitabınızın ev emeğini karşılıksız emeği konu aldığınız birinci blmnde patriarkal kapitalizm kavramını kullanıyorsunuz. Patriarkal kapitalizm nedir ve kadın emeğinin bununu iinde konumlandığı yeri nasıl gryorsunuz?

G.A.S.- Kitapta iki kavram kullanıyorum: Hem patriarkal kapitalizm hem de kapitalist patriarka. Benim iin madalyonun hangi yzne vurgu yaptığımla ilgili bir seim bu. Patriarkanın tarihsel olarak kapitalizmde brndğ biimi kastettiğim zaman kapitalist patriarka diyorum. Patriarka kapitalizm ncesinden varolan bir sistemdir. Kendi zgl dinamikleri olan bir egemenliktir Ve kapitalizmde zgl bir biime brnr. Bunu ifade etmek iin kapitalist patriarka kavramın kullanıyorum. Patriarkal kapitalizm kavramın ise, kapitalizmin nasıl da patriarkanın zerine yaslanarak geliştiği, nasıl patriarkadan imknla kendine ıkardığı, kendi ıkarı iin patriarkayı nasıl kullandığı, bunları vurgulamak iin kullanıyorum genellikle. Emekle bağlantılı olara bunları aıklayacak olursak; kapitalist patriarkanın bir zgllğ şu, kapitalizmin kendinden nceki toplumsal rgtlenmelerden bir farkı var. Kapitalist toplumda toplumsal retim iin harcanan emekle, yeniden retim İin harcanan emek birbirinden ayrışıyor. Delphy' den esas olarak ayrıştığım yer de bu herhalde. Bu iki retim, iki emek harcama biimi birbirinden ayrılıyor kapitalizm ilişkileri iinde. Kapitalist patriarkanın maddi temelini de bu ikilik oluşturuyor. Esas olarak da yeniden retim iin kadınların harcadığı karşılıksız emek. Kadınlar -emeki ailesiyse eğer sz konusu olan- emek gcnn yeniden retimi iin karşılıksız emek harcıyorlar; her mlk sahibi sınıfsa, soyun yeniden retilmesi iin ve kocanın sosyal statsnn yeniden retimi iin karşılıksız emek harcıyorlar. Bu emekler birbirinden farklı ilişkiler iinde harcanan emekler. Bunu kastediyorum kendimi Delphy den ayırırken. Ama tm sınıflardan kadınlar iin her durumda harcanan karşılıksız bir emek var.Fakat hangi ilişkiler iinde harcandığı, kadın aısından anlamları farklı

P.- Kadınları sınıf olarak tanımlamıyorsunuz...

G.A.S.- Evet, ben toplumsal olarak tanımlıyorum.Sınıf daha spesifik bir kavram.Btn kavramları da aynı yere indirgememek, kavramsal ayrımları korumak gerektiğine inandığım iin byle bir şey sylyorum.nk bu kavramların politik uzantıları da farklı.İşiler iin kendi konumlarını değiştirmenin, bir sınıf politikası yapmanın şyle bir anlamı vardır.Hepsi iin retim araları zerinde mlkiyetin kalkması bir hedeftir. Kadınlar iin byle somut ortak bir hedef yok.
Eğer soruya geri dnecek olursak: Yeniden retim alanında harcanan karşılıksız emeğe dayalı bir maddi temeli olduğunu sylyordum kapitalist patriarkanın. Fakat, kadınların kapitalist patriarkadaki emeklerinin ifadesi bundan ibaret değil. Tam da kadınlar ev iinde grnmeyen, karşılıksız bir emek harcadıkları iin, kamusal alana, cretli emek piyasasına ıktıklarında, bu grnmeyen, karşılıksız emeğin damgasını taşıyor onların emeği. Ve ne oluyor? Kadın işi denilen, bakım gibi, prestiji dşk, creti dşk, gvencesiz işlere, kayıt dışı ekonomiye ya da meslek sahibi gibi vb. olduklarında da, işyeri iinde karar mekanizmalarının dışında, gvencesiz, dşk cretli bir konum oluyor. Tabii bu durum meslek sahibi kadınlar iin biraz değişiyor. Ama hep biliyoruz ki var oldukları yerlerde en tepedeki o karar mekanizmalarında o kadınlar değil, erkekler var.Patriarkal kapitalizmle kadın emeği ilişkisinden sz ederken şunu sylemek mmkn: Aslında btn bu sistemin ykn taşıyan kadınlar.En ağır emek harcama kalıpları, yaygın olarak kadınlar iin geerli. Hele kreselleşme bağlamında bu ok belirgin bir biimde ortaya ıkıyor. Kayıt dışı ekonomi arttıka, esnek retim biimleri yaygınlaştıka, btn bir dzen kadın emeği ve kadının aşırı smrlmesi zerine kurulmaya başlanıyor.Ve patriarkal kapitalizm ya da kapitalist patriarka dediğimiz bu sistemin kilit noktasında nasıl karşılıksız ev emeğinin yattığını gryoruz.

P.- Kitabın birinci blmnde bir yerde kadın emeğinin ekonomi dışı olarak grlmesine ilişkin ekonomi dışı olanı ekonomiye dahil etmeye alışmak...Toplumun fetişleşmiş biimlerine hapsolmak demektir, nk bu başka bir gelecek tasavvuru ya da rgtlenme biimi oluşturmayı engeller diyorsunuz. Bu noktada gnmzde feminist iktisat olarak adlandırılan abaları da bu hapsolmaya dahil ediyor musunuz? Bu konudaki eleştiri ya da değerlendirmenizi ğrenebilir miyiz?

G.A.S.- Szn ettiğiniz blm Marx ın feminist aıdan eleştirisinin yapıldığı blm.Bir marksist yoruma gre ekonomi kapitalizme zg bir alanın egemen ideolojideki adıdır. Bu alan piyasa alanıdır. Emek gcnn alınıp satıldığı, metaların alınıp satıldığı, mbadele ilişkilerinin hkm srdğ piyasa alanıdır..., Burjuva ideolojisi ekonomi dediği zaman retim ilişkilerindeki baskı ve hiyerarşiden soyutlar. Ekonomiyi piyasadan ibaretmiş gibi sunar.Dolayısıyla, ekonomiyi de eşitler ve zgr bireyler arası bir ilişkiden ibaretmiş gibi sunar.Burjuva iktisat biliminde ekonomi dendiği zaman, kastedilen ilişkiler ağı budur.Bu alan aslında bir yanılsama retir.Metalar sanki insan iradesinden bağımsız bir dinamiğe gre deviniyorlarmış gibi bir yanılsama doğar.Nitekim srekli maruz kaldığımız piyasalar ne diyor, piyasalar nasıl davranıyor? lafı feminizmin ok arpıcı bir rneği. Piyasalar değil bal gibi kapitalistlerdir aslında gc elinde tutan. Dolayısıyla da ekonomi dendiğinde kapitalizmin bu ok zgl alanının burjuva biliminde rettiği yanılsamayı kastediyorum, zgl bir marksizm yorumuna gre. Bu anlayış erevesinde ekonomi fetişizmi dediğim zaman da kastım şu: Bu szn ettiğim kapitalizme zg bir işleyiş biimidir. Onun iinde, ekonomi kavramını kapitalizm dışındaki retim biimleri iin kullanmaya ekonomi fetişizmi diyorum. Sanki ekonomi kapitalizmin zgl ilişkilerinden kaynaklanmıyor da, sanki her retim tarzı iin geerliymiş gibi dşnlyor; bunu kastediyorum.İkinci bir şey:Marx kendi yapıtına ekonomi politik demez, ekonomi politiğin eleştirisi der. nk marx tesine piyasa ile retim arasındaki bağlantıyı kurar; piyasanın ardında yatan eşitsizliği, smry ortaya ıkarır.Yani ekonomi fetişizmini kırar. Gelelim feminist ekonomi kısmına. Meseleye byle baktığım iin, kişisel olarak, ev emeğine dayalı feminist eleştirinin de bir ekonomi eleştirisi olduğunu dşnyorum.nk feminizm, yeniden retimle retim alanı arasındaki ikililik temelinde ev emeğinin ne kadar kritik bir rol oynadığını, burada ne kadar devasa bir emek harcandığını ortaya ıkararak, aslında bu iki alanın birbirinden kopuk fetişleşmiş alanlar olarak var olduğu yanılsamasına karşı ıkıyor.Dolayısıyla da feminist ekonomi denen şey bence, ekonominin feminist eleştirisi. Ama kitapta girdiğim bu tartışmanın belki ok da gerekli olmadığını dşnyorum şimdi.

P.- Marksizmin es getiği bir noktayı da tartışmaya amak aslında...

G.A.S.- Birazda bundan dolayı oldu zaten. Yoksa feminist iktisatıların abalarını kmsemek gibi bir anlamı yoktu tabii ki.

P.- Kitabınızda zerinde durduğunuz bakıcı alışan yurttaş hoş ve ilgi ekici bir tamlama.Kimdir bu yurttaş, nedir, nerede yetişir, biraz bahseder misiniz?

G.A.S.- Bu kavram İsve teki sosyal gvenlik anlayışını ifade eden bir kavram.İsve teki sosyal gvenlik sistemi şu varsayım zerine kurulu:Hem kadınlar hem erkekler, hem evde bakıcılık yapabilmeliler, hem dışarıda cret karşılığı alışabilmeliler.Bunlar hem bakıcı yurttaşlar hem cret karşılığı alışan yurttaşlar. Toplumsal cinsiyet aısından ntr bir kavram bu.Cinsiyet farkına gre bakıcılığı ve cretli emeği ayrıştırmıyor.Bu sosyal gvenlik sistemi, kadınlar ve erkeklerden bağımsız olarak herkese cretli ebeveynlik izni veriyor.Bunu ister erkek kullanır, ister kadın kullanır kadınlık ve erkeklikten bağımsız olarak, herkese ebeveynlik dentileri veriyor. Kadınlar İsve'te epey yksek bir oranda katılabilmişler cretli iş gcne. Erkekler de bir lde bakım işlerine ynelmişler. Fakat cinsiyeti işblm ortadan kalkmamış. Toplumsal cinsiyet aısından ntr bir imkn tanıdığınızda bu imkn toplumsal ilişkilere gre kullanılacaktır. Tabii ki işgc piyasasında erkek daha fazla para getiren bir işte alıştığı iin, ebeveynlik iznini kadın kullanacaktır. Bu cinsiyet aısından ntr anlayış karşısında, Norve babalık iznini getiriyor. Babalar kullanmazsa harcanacak bir izin. O zaman babalar o izni kullanıyor ve daha ok yneliyorlar bakım işlerine. Keza ebeveynlik dentileri toplumsal cinsiyete gre verildiğinde kadınların konumları daha gleniyor.
Yasal değişiklikler ve yasalarda verilen haklar toplumsal cinsiyeti zmyor. "Patriarkal dengeler somut kamusal politikalar aracılığıyla değiştirilmeden ve patriarka kamusal alanda aşındırılmaya başlanmadan karşılıksız ev emeği aşılamaz" diyorsunuz. Bu aşamada kadın kurtuluş hareketinin karşılıksız ev emeğini aşma noktasında kamusal alanda dile getireceği talepler sizce neler olabilir? Karşılıksız ev emeğinin aşılmasını, hem zel alanda hem kamusal alanda gerekleştirilecek dnşmlere dayalı bir sre olarak gryorum. Tek başına ne biri ne br yeterlidir karşılıksız emeğin ortadan kalkması iin. Bu srete ilk aşama, karşılıksız ev emeğinin grnr hale gelmesi, adının konması, llmesi, değerinin (neminin) ortaya ıkarılması olmalı herhalde. Yani ikinci soruda değindiğim şeylerin bir blm... İkincisi, yine daha nce değindiğim sosyal gvenlik meselesi: yle bir sosyal gvenlik sistemi olmalı ki, bir yandan kadınların ev emeğini dllendirirken, te yandan da ev ve bakım işlerinin kadın işleri olmaktan ıkarılması iin erkekleri zendirici nlemleri iermeli Yani ev kadınları iin emeklilik hakkı ve sağlık sigortası gibi nlemlerle, sadece babaların kullanabilecekleri ebeveyn izinleri (doğum ve hastalıkta) gibi, ev ve bakım işlerini toplumsal cinsiyetten arındıran nlemler bir arada dşnlmeli... ncs, ben hl, devletten ucuz ve nitelikli ocuk, hasta ve yaşlı bakım merkezlerinin aılmasını talep etmenin geerli bir politika dşnyorum. Ama bu kurumlarda erkeklerle kadınlar arasındaki işblmnn eşitliki olmasının yasalarca desteklenmesi şartıyla. Bu kurumlarda brokratik işleyişin nne geilmesi iin, hizmet alanların veya yakınlarının ve alışanların karar mekanizmalarında yer alması gerektiğini dşnyorum. Kısacası, cinsiyetlikten ve brokratik işleyişten arındırılmış kurumlar olarak tasarlıyorum bu merkezleri. Btn bunlar, btnlkl bir srecin paraları olarak anlamlı olabilir ancak, hi biri tek başına işlevli olmaz. Şu ana dek gelişkin bir sosyal devletten neler talep edilebileceğini konuştuk. Bunun tesinde, kapitalist patriarkanın sınırlarını aşan onun tesine geen talepler kaınılmaz, karşılıksız ev emeğinin ortadan kalkması iin. Bunlar ne olabilir? Birincisi, ev emeğinin erkekler ve kadınlar arasında eşit paylaşımının mmkn olması iin, iş gnnn cret kaybı olmaksızın kısaltılması gerekiyor. Sosyal gvencelerle, insanca cret dzeyleriyle el ele giden olumlu anlamda "esnek" alışma dzenekleri mmkn olmalı. İkincisi, cretli işgc piyasasında cinsiyeti bir yapılanma var. Erkek İşleri, kadın işleri var. Bunun kırılması iin pozitif ayrımcılık, kadınlar iin eşitli işlerde kotalar, kadınların eşitli işlere girebilmeleri İin zel eğitim, formasyon alabilmelerinin sağlanması gibi nlemler sz konusu. Btn bunlar aslında kr amacına ynelik retimin sınırlanmasını gerektirir. nk, pozitif ayrımcılık ancak kamusal İşletmelerde gerekleştirilebilir bir şey. zel şirketlerde hibir zaman mmkn olmuyor bu tr nlemlerin hayata geirilmesi; eşdeğerli işler iin eşit cret talebi bile karşılanamıyor.
Kr iin retimin sınırlanması, kamu alanının savunulması, zelleştirmeye karşı ıkılması ok nemli dolayısıyla. Bu politikalar ok sayıda kadın tarafından sahiplenildiğinde bile ok şey değişmeye başlar. Ama bakım alanındaki işlerin tamamıyla kamuya devredilmesi ne istenir bir şey ne de mmkn bence. Yeter ki eşitsiz işblmne dayalı olmasın, btn yk kadınların sırtında olmasın. Bu işlerin btnyle kamuya devredilmesi insani aıdan ok ta ekici gelmiyor bana; ocuklarla yakın ilişki, kuşakla arası ilişkiler nemli ve doyurucu olabilecek Şeyler aslında. Bunların dışında, hanelerin bileşiminin, hane yaşamının dzenlenişiyle ilgili olarak ufkumuzu genişletmeliyiz diye dşnyorum. Biyolojik anne yceltmesinin kırılması gerektiğini dşnyorum. Kadınların biyolojik annesi olmadıkları ocuklara annelik edebileceğinin yeniden hatırlanması gerekiyor Ve aynı şekilde erkeklerin de. Bunlar da o btnlkl politikanın paralan olmalı.

P.- Bugn kadın politikası yapanlar iin en nemli gndem nedir sizce?

G.A.S.- eşitli yzleriyle kadınlara ynelik şiddet ne ıkarılıyor son dnemde ve bu nemli. Namus cinayetlerinin tre cinayetleri zgllğnden ıkarılıp kadınlara ynelik şiddetin bir para olarak ele alınması ok doğru. Fakat, yasal dzlemde bir takım değişiklikler sağlayabilme uğruna devletle ok fazla iie girildiği kanısındayım. Ayrıca yasalarda yapılacak değişiklikler yeterli değil. Bunu tamamlayacak biimde şiddete karşı gerekten etkin dayanıştı ağlarının kurulması da nemli. Demin szn ettiğim politikaların da devlete ynelik taleple ierdiğinin farkındayım. Ama benim nermeye alıştığım politikalarda katılımcı, alışanların ve hizmet alanların denetim ve katılımına dayalı bir rgtlenme sz konusuydu. Brokratik işleyişin ve cinsiyetiliğin devlet tarafından bize dayatılmadığı bir rgtlenmeyi sağlayabiliyorsak sorunların bir blm ortadan kalkmış demektir. te yandan, gndemin st sıralarına yerleşmek olan, AB yle btnleşme politikaları dolayısıyla bu kez de sermayeyle ok fazla İlişkiye girildiği dşnyorum. Bu aıdan da kaygılıyım aıkası. Kuşkusuz AB'nin emperyalist bir kulp olduğunu sylemek, bu sreci sadece bu temelde eleştirmek yeterli değil. Ama kadınlara neler getirecek, ka kadına neler getirecek, kadınların oğunluğu aısından ne anlam taşıyacak bu sre, bunlara yakından bakmak gerekiyor.

P.- Nasıl bir eşitlik anlayışı var AB mktesebatında?

G.A.S.- Buradaki ayrımcılık karşıtı anlayışta feminizm kazanımları ne oluyor, buna bakmak lazım. "Gender Mainstreaming" denen, toplumsal cinsiyeti baştan btn politikalara dahil etme yaklaşımı, bir yanıyla bir tuzağı ieriyor olabilir: Kadınlara ynelik pozitif ayrımcılık, kadınlara ynelik zel nlemlerle bağdaşır mı bu anlayış? Bu aılardan duyarlı olmalıyız bence. Ayrıca, AB bnyesinde giderek daha yaygın olarak benimsenen neo-liberal politikalar bağlamını mktesebatta yer alan ayrımcılık-karşıtı, eşitliki sosyal politika anlayışı ne kadar uygulanabilirlik taşır, bu da kritik bir soru...

Related Link: http://www.anarsistkomunizm.org/kkn/index.php?option=com_content&task=category§ionid=1&id=26&Itemid=38
This page can be viewed in
English Italiano Deutsch
Neste 8 de Maro, levantamos mais uma vez a nossa voz e os nossos punhos pela vida das mulheres!
2005-2019 Anarkismo.net. Unless otherwise stated by the author, all content is free for non-commercial reuse, reprint, and rebroadcast, on the net and elsewhere. Opinions are those of the contributors and are not necessarily endorsed by Anarkismo.net. [ Disclaimer | Privacy ]