"Özgürlük Savaşan Emekçilerle Gelecek" pankartıyla yaklaşık
20 kişi olarak yürüyen Anarşist Komünist İnisiyatif "Ne Sömürü Ne tahakküm
yaşasın Anarşist Komünizm" "Ne Parti Ne Önder Emekçiye Omuz Ver" "Kapitalizm
İşgaldir Devletler İşgalci, İşgale Karşı sınıf savaşı" "Komünist Bir dünya
kuracağız" "Zafer Direnen Emekçinin olacak" gibi sloganlar attı.
Mitingde dağıtılan bildiri:
Tüm dünyada emekçilerin gelecekleri karartılmak isteniyor. Bir yandan
emperyalist saldırganlık yayılırken, diğer yandan mücadelelerle elde edilmiş
haklar refah devleti olarak gösterilen ülkelerde bile geri alınıyor. Bu
coğrafyada ise işsizlik, güvencesiz çalışma koşulları düşük ücretler ve uzun
çalışma saatleri giderek artan sayıda emekçiyi ilgilendiren sorunlar haline
gelmiş durumda...
Bu karamsarlık ortamı içinde sistem giderek vahşileşiyor. Burjuvazi bugün
kendine o kadar güveniyor ki Joy Tekstil’den atılan işçileri, mahkemenin verdiği
işe iade kararına rağmen işyerlerine gittiklerinde patron ve adamlarının
saldırısına uğruyor, ABD gizleme ihtimalinin ortadan kalktığı durumda işkence
yaptığını üstü kapalı da olsa itiraf ediyor. Tüm bu olaylar ve niceleri
egemenlerin çıkarları için elinde gelen her tür aracı kullanabildiğini bir kez
daha göstermektedir. Devletler sermayenin çıkarları doğrultusunda pek çok
katliamı ve insanlık dışı uygulamayı bir yandan “yasal” yollardan yaparlarken,
yasal kılıfa uyduramadıkları işleri de JİTEM, Kontrgerilla gibi gizli örgütler
vasıtasıyla yapmaktadır.
Egemenler bir yandan çeşitli araçlarla örgütlenmenin önünü tıkarken bir yandan
da devrimler çağının artık bittiği gibi manipülasyonlarla emekçilerin
kapitalizme mecbur olduğu yanılsamasını yaratıyor. Bu manipilasyonlar öylesine
kafa karışıklığına neden olabiliyor ki, devrimcilik iddiasındaki kesimler bile
emperyalistlere bel bağlayabiliyor, bu sistem içinde bir kurtuluş olabileceğini
düşünebiliyor, emekçiler patronlarla çıkarlarını ortak gibi görebiliyorlar. Son
olarak DİSK başkanı Süleyman Çelebi’nin de içinde olduğu bir grup “Piyasa
Ekonomisini reddetmeyen yenilenmiş bir sol” adı altında “daha yaşanabilir” bir
kapitalizm taslağı oluşturmaya çalışıyor. Oysa ki kapitalizm reforme edilmez ve
emekçi sınıfların çıkarları asla onları sömüren ve kapitalist vahşete mahkum
eden patronlarla ortak olamaz. Emekçilerin kurtuluşu ancak sınıfların ortadan
kalktığı ve emekçilerin kendi yaşamlarını ellerine alabileceği komünist bir
toplumda söz konusu olabilir.
Emekçilerin ne bugün, ne de başka bir zamanda kendileri adına karar verecek
patronlara ya da efendilere ihtiyaçları yoktur. Geçmişten, bugüne her şeyi
üreten emekçiler, üretim sürecini yönlendirmeye, kendilerini ilgilendiren
konularda karar almaya da vakıftırlar. Biz anarşist komünistler olarak bu
anlayış çerçevesinde, gerek bugün emekçilerin acil ihtiyacı olarak gerekse
bugünü geleceğe bağlayacak araçlar olarak emekçilerin karar alacağı ve
aralarında koordinasyon olan özyönetim organları yaratılması gerektiğini
düşünüyoruz.
Sistem bizi bölmeye çalışmakta, bayrak yakılması gibi bahanelerle Türk ve Kürt
emekçileri birbirine düşürmekte, Şemdinli’deki gibi saldırılarla bölgede ulusal
düzlemde bir çatışmanın yaratılmasını körüklemeye çalışmaktadır. Bu katliamların
birkaç tetikçisi ortaya çıksa dahi gerçek sorumlular ortaya çıkmayacaktır.
Olayın sorumlusu bir azınlığın çoğunluk üzerinde baskı kurma aracından başka bir
şey olmayan devlettir.
Bugün aynı ülkedeki eşitsiz toplumlar arasındaki çatışma sadece yaşadığımız
coğrafyanın değil, belirli farklılıklar taşısa da batılı ülkelerin de sorunudur.
Yükselen milliyetçiliğe karşı emekçilerin enternasyonalizmini ve halkların
kardeşliğini savunmalı, çatışma içinde olan kesimlere gerçek düşmanın patronlar
olduğunu anlatmalıyız. Hangi sendikanın ya da siyasi örgütlenmenin o direnişte
hakim olduğuna bakmadan o direnişi bizimmiş gibi sahiplenmeli ve o direnişle
dayanışma içinde olmalıyız. Üzerimize dört bir yandan gelen saldırılar
karşısında bugünün acil bir ihtiyacı da sınıf dayanışmasıdır.
Biz özgürlükçü bir toplumsal devrimin insanlığın kurtuluşunun tek yolu olduğunu
düşünüyoruz. Bunun için ise öncelikli olarak emekçilerin mücadelesinin uzlaşmacı
sendikal bürokrasinin kıskacından kurtarılması, emekçilerin bulunduğu her alanda
taban inisiyatifinin geliştirileceği örgütlenmeler yaratılması gerekmektedir.
Bununla bağlantılı olarak da sınıf dayanışmasının güçlendirilmesinin,
emekçilerin sektör, sendika veya siyasal çevre gibi ayırımlar hesaba
katılmaksızın tabandan birleşebilmesinin olanakları var edilmelidir.
Bugün yaşamlarımızı elimizden alanlara, emeğimizi sömürenlere ve bizi türlü
araçlarla baskı altına almaya, susturmaya çalışanlara karşı örgütlenmekten,
mücadele etmekten ve dayanışmaktan başka şansımız yok. Bunun için de kendimize,
yani omuz omuza mücadele eden emekçi sınıfların tamamına, kendi özgücümüze ve
örgütlülüğümüze güvenmek zorundayız.
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz
Yaşasın sınıf dayanışması, yaşasın enternasyonalizm
Özgürlük savaşan emekçilerle gelecek
Anarşist Komünist İnisiyatif
http://www.anarsistkomunizm.org/aki akinisiyatif@yahoo.com